(1086 S. K. m. 186) (554 S. KHK. m. 44) (551 S. KHK. m. 130)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.04.2005 tarih ve 2004/616 - 2005/76 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.02.2007 gününde davacı avukatı Teoman Seyithanoğlu gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 14.06.1988 tarihinde tescil edilen Ülker Yıldız ve 30.03.2004 tarihinde Ülker Yıldız Manili Sakız+Şekil ve 02.06.2004 tarihinde tescil başvurusu yapılan Yıldız ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının ise 07.06.1989 tarihinde Yıldız+Şekil ve Yıldız Baharat ibarelerini marka olarak tescil ettirdiğini, davalının daha önceki tarihlerde davacı adına tescilli Yıldız markasından faydalanma haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalının çeşitli gıda maddeleri üzerinde Yıldız ibaresini marka olarak kullanmak ve tescil ettirmek suretiyle davacının haklı olarak kullandığı, tanıttığı ve tescil ettirdiği Ülker Yıldız markasına vaki tecavüzlerin ref ve men'ine, davalı adına tescilli Yıldız+Şekil ve Yıldız Baharat markalarının hükümsüzlüğüne ve terkinine, fiili durumun ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bir markanın tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise marka tescilinin hükümsüz sayılamayacağını, müvekkilinin ticaret sicilinde 08.09.1952 tarihinde Yıldız Baharat olarak tescilli unvan ile faaliyette bulunduğunu, 1950 yılından beri de Yıldız markasını kullandığını, müvekkilinin markası içinde yer alan emtialardan sakız ve çikleti 09.07.2004 tarihinde Intergum Gıda San. ve Tic. A.Ş.ne, 04.10.2004 tarihinde de markasında yazılı bulunan tüm haklarını Yıldız Baharat ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.ne devrettiğini ve davalı sıfatı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı adına 07.06.1989 tarihinde tescil edilen 112248 ve 111146 sayılı markaların 09.07.2004 tarihinde noterde yapılan devir sözleşmesine istinaden devredildiği, devir sözleşmesinde açıkça markaların hangi emtialar için devredildiğinin belirtilmesine karşın Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı tarafından yanlışlıkla tüm hak ve yetkilerin devredildiği belirtilerek 15.07.2004 tarihinde şerh ve ilan edildiği, daha sonra yapılan yanlışlığın farkına varılarak düzeltildiği ve ilan edildiği, davalının dava tarihinden önce 12.07.2004 tarihinde marka devir sözleşmesini Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'na ibraz ederek gerekli işlemlerin yapılmasını da talep ettiği, hükümsüzlük davalarının marka sahibi aleyhine açılması gerektiği, markasını devreden ve hakkında dava açılması mümkün bulunmayan davalı aleyhinde dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli olan Ülker Yıldız, Ülker Yıldız Manili Sakız+Şekil ve Yıldız markalarından sonra davalı adına tescil edilen Yıldız+Şekil ve Yıldız Baharat markalarının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Yaşatya Kohen, 09.07.2004 tarihinde noterde yaptığı sözleşme ile her iki markasını da yalnızca sakız ve ciklet için geçerli olmak üzere dava dışı Intergum Gıda San. ve Tic. A.Ş.ne devretmiş, devir 12.07.2004 tarihinde TPE. ne bildirilmiş ve işbu davanın açıldığı gün olan 15.07.2004 tarihinde devir, marka tescil belgelerinde yazılı tüm emtialar yönünden Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'nca tescil edilmiştir. Devrin kısmi olması nedeniyle, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı tarafından yapılan yanlışlık ise, 21.09.2004 tarihinde düzeltilmiştir. Ayrıca davalı taraf, 04.10.2004 tarihli noter devir senedi ile de, her iki markayı bu kez dava dışı Yıldız Baharat ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.ne tüm hakları ile birlikte devretmiştir. Açıklandığı üzere, işbu davanın açıldığı 15.07.2004 tarihinde davacının hükümsüzlüğünü istediği her iki marka da, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdindeki kayıtlarda, davalı adına görünmektedir.
Hükümsüzlük davasının kime karşı açılacağı konusunda 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 44/IV ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 130/III üncü maddesinde açık düzenleme bulunmakla birlikte, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, hukukun genel prensipleri gereği, markanın hükümsüzlüğü davasının da, sicilde marka sahibi olarak gözüken kişiye (devredene) karşı açılması gerekir (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku II. Cilt, Ankara 1998 Baskı, s.187).
Mahkemece, her iki markanın kısmen devrinin sicile işlendiği 15.07.2004 tarihinde açılan hükümsüzlük davasının, sicilde marka sahibi görünen kişiye karşı açıldığı ve dava tarihinden sonra davalı markalarının devredildiğinin kabulü ile, HUMK. nun 186 ncı maddesi gereğince işlem yapıldıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy