(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.06.2005 tarih ve 2003/363 - 2005/209 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.02.2007 gününde davacı avukatı Serdar Acar gelip davalı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin sahibi ve yöneticisi oldukları davalı şirket arasında davacıya ait M/V Kaptan Ali Osman ve M/V Dağkar 1'in davalılar tarafından işletilmesi konusunda anlaşma bulunduğunu ve 07.04.2003 tarihli protokolle ticari ilişkinin sonlandırıldığını, anılan protokol uyarınca davalı tarafın yakıt ve benzeri giderlerden dolayı davacıdan (82.200) USD tahsil etmesine karşın paranın alacaklı Klas Gemi Acenteliği Nak. Ve Tic. A.Ş.'ne ödenmemesi nedeniyle müvekkilince mükerrer ödeme yapılmak zorunda kalındığını, alacaklarının tahsili amacıyla girişilen takibe de davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili gerçek kişilerin davacı ile hiçbir hukuki veya ticari münasebeti bulunmadığını, 07.04.2003 tarihli protokolde bahsedilen ( 82.200 ) USD'nin davacının gerçek ve iskonto yapılmış borcu olduğunu, taraflar arasında imzalanan 01.07.2001 tarihli gemi işletme protokolünde gemilerin yakıtının müvekkilince temin edilip, ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığını, davacının yakıt borcu olarak Klas Gemi Acentalığı A.Ş.'ne ödemiş olduğu paraların davacı gemilerine ait ve baştan beri kendisinin ödemekle yükümlü olduğu yakıt paraları olduğunu belirterek, davanın reddi ile birlikte her bir müvekkili için %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davacı şirket tarafından takibe konu edilen alacağın davalı şirketin ödeme sorumluluğunda olan bir alacak olduğu ve dolayısıyla mükerrer bir ödemenin varlığının kanıtlanamadığı, davalı gerçek kişilerin sözleşmenin tarafı olmadıkları gibi her hangi bir sorumluluklarının da olmadığı gerekçeleriyle, davacı tarafından davalı Kros Denizcilik Hizmetleri A.Ş. aleyhine açılan davanın esastan, davalı gerçek kişiler hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkeme karar başlığında ve gerekçe bölümünün muhtelif yerlerinde davalının Kros Denizcilik Hizmetleri A.Ş. olmasına rağmen Klas A.Ş. olarak belirtilmesinin maddi hataya müstenit olup, mahallince düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan Gemi İşletme (Ship Management) sözleşmesinde gemilere dava dışı Klas A.Ş. tarafından sağlanan yakıt bedelinden kimin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamakta ise de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı şirket tarafından gemilere temin edilen yakıt ve acente bedelinin tahsil edilen navlunlardan kesilmek suretiyle yine davalı şirket tarafından dava dışı Klas A.Ş.'ne ödenmesine şeklinde sürdüğü anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkiyi sonlandıran 07.04.2003 tarihli protokolün 2. maddesinde gemilere davalı tarafından yapılan işletme bedeli, komisyonlar ve yakıt masraflarına karşılık olmak üzere davacıdan (82.200) USD tahsil edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı şirket yetkilisi olduğu anlaşılan İshak Doğruyol tarafından imzalanan 07.04.2003 tarihli protokol başlıklı belge içeriğinden, davalı şirket tarafından dava dışı Klas Gemi Acenteliği Nakliye ve Tic. A.Ş.'den gemiler için satın alınan ve fakat henüz bedeli bu şirkete aktarılmamış bakiye borcun üstlenildiği sonucuna varılamaz, çünkü taraflar arasında imzalanan tasfiye protokolünün 2. maddesinde açıkça davalı şirket tarafından gemilerin işletilmesi sürecinde doğan yakıt bedellerinin karşılığında bir miktar paranın davacıdan alındığı kabul edilmekte olup, protokol başlıklı belge yakıt bedeline münhasır varsa bakiye bir borcun üstlenildiğini gösterir nitelikte değildir. Bu durumda, davalı şirketin işletilmekte olan gemiler için satın almış olduğu yakıt bedellerini kendi hesabından dava dışı Klas A.Ş.'ne ödediğini ve protokolde bahsi geçen parayı bu nedenle davacıdan tahsil ettiğini ya da davacıdan tahsil ettiği paradan yakıt ve acentelik ücreti borcunun kapatıldığını kanıtlamak zorunda olduğu düşünülmeksizin ve ispat yükü yanlış olarak davacıya yüklenilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 20.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy