(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 91)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.05.2005 tarih ve 2001/117-2005/291 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.02.2007 gününde davacı ve birleşen dava davalıları avukatı Süleyman Göçer gelip, davalılar avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olan davalılardan Hüseyin Sakallı ile İlyas Kaba'nın 13.01.2001 tarihli genel kurulda ibra edilmediklerini ve yönetimin değiştiğini, anılan davalıların o tarihten sonra kooperatif adına çek ve bonolar keşide ederek üçüncü kişilere verdiklerini, diğer davalı Murat Bal'ın da geçersiz kambiyo senedine dayanarak icra takibine giriştiğini ileri sürerek, müvekkilinin 15.01.2001 tarih ve (6.300.000.000) TL'lik çek'ten dolayı borçlu olmadığının tespitini, çek'in hükümsüzlüğünü, takibin iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Murat Bal vekili, çekin keşide tarihinden 1-1,5 ay önce müvekkilince verildiğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi durumunda olduğunu savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, kooperatif inşaatının gerektirdiği nakit ihtiyacı nedeniyle diğer davalıdan alınan borç karşılığında davaya konu çekin teminat amacıyla ciro edildiğini savunmuştur.
Birleştirilen davada davacı Murat Bal vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu çeke dayalı girişilen icra takibinin zamanaşımı nedeniyle, iptal edilmesinden dolayı keşideci kooperatifin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, çek bedelinin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ilgili icra takip ve ceza dava dosyalarına ve kooperatif kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesine dayanılarak, 13.01.2001 tarihinde ibra edilmeyen ve yeniden seçilmeyen davalı yöneticilerin yetkililerinin sona erdiğinin çekin keşidesinden sonra 30.01.2001 tarihinde ilan edildiği, çeki davalı yöneticilerden Hüseyin Sakallı'nın cirosu ile alan hamil Murat Bal'ın kötüniyetli olduğu yolunda tanık dinletme isteğinin deliller hasredildikten sonra usulen mümkün olmadığı, zimmet suçuna ilişkin ceza davasında davaya konu çekin değerlendirilmediği, çek hamili veya cirantası olmayan davalı İlyas Kaba'ya husumet yöneltilemeyeceği, kooperatifin kendisine borcu olmadığı halde çeki teminat amacıyla ciro ettiğini bildiren davalılardan Hüseyin Sakallı'ya yöneltilen davanın yerinde olduğu, birleştirilen dava davacısı, vekilinin 29.09.2004 tarihli dilekçeyle HUMK. nun 91. maddesi anlamında hakkın özünden vazgeçilmeksizin keşideci kooperatif aleyhine yeniden takip olanağı doğduğu için davadan feragat edilmekle bu davanın reddi gerekir ise de bu beyanın asıl davanın görülmesine engel oluşturmadığı gerekçesiyle asıl davanın davalılardan Hüseyin Sakallı yönünden kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı kooperatif vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, kooperatif eski yönetim kurulu üyesi olan davalılardan Hüseyin Sakallı ve İlyas Kaba hakkında geçerli belgeye dayanmayan usulsüz ödemeler ve mükerrer ödemelerin yanında hukuki dayanağı belirlenemeyen kambiyo senetleri düzenlemek suretiyle kooperatifi borçlandırarak takibe ve zarara uğramasına yol açtıkları iddiası ile zimmet suçundan kamu davası açıldığına göre, davaya konu çekle ilgili maddi olgu tespiti hukuk davası yönünden bağlayıcı olabilecek ilgili ceza davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi beklenip içeriğinin değerlendirilmesi gerekirken, ceza davası sonucu beklenmeksizin hüküm kurulması doğru bulunmamış, bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00. YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy