(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 434) (818 S. K. m. 110)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.10.2004 tarih ve 2002/477-2004/1219 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.02.2007 gününde davacı avukatı Faruk Aytekin ile davalı avukatı Fikret Bircan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın ASİA-CEM UZBEK TURK JOINTVENCURE (Asya Cem Özbek Türk Ortak Girişimi) firmasına kullandırmış olduğu 4.290.610 USD krediye karşılık İktisat Bankası Türk A.Ş. Bakırköy Şubesi tarafından 16.05.1994 tarihinde 1.000.000 USD tutarında gayrikabili rücu harici garanti mektubu verildiğini, müvekkilinden kredi kullanan Asya-Cem Özbek Türk ortak girişimi borç taksitini ödemediğinden, davalıdan davaya konu teminat mektubunun paraya çevrilerek tazmin edilmesi hususunun 02.12.1998 tarihinde talep edildiğini, yapılan müteaddit başvurulardan sonuç alınamayınca girişilen icra takibine de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, icra dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, (1.000.000) USD.nin 02.12.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, %40 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının teminat göstermekten muaf tutulmasına dair mahkeme kararı olmadan takibe girişip, dava açamayacağını, davanın esastan da reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, Özbekistan ile Türkiye arasında imzalanan adli yardımlaşma sözleşmesi uyarınca davacının teminat yatırma zorunluluğu bulunmadığı, davacının isteminin alacak-tahsil olarak nitelendirilmesinin gerektiği, banka teminat mektuplarının BK.nun 110 uncu maddesinde yazılı biçimde üçüncü kişinin fiilini taahhüt eden bir garanti akdi olup, taahhütte bulunan borçlunun sorumluluğunun, asıl akdi ilişkiden tamamen bağımsız olduğu, bu sorumluluğun lehdarın borcunun geçerliliğine de bağlı bulunmadığı, garanti verenin garanti alan için ortaya çıkabilecek belli bir riski tekeffül ettiği, garanti akdinin niteliği itibariyle davalı bankanın teminat mektubu bedelinin ödemesinin gerektiği, zira bankanın teminat mektubuyla bağımsız bir borç yüklendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne 1.000.000 USD alacağın ıslah tarihi olan 06.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK.nun 434 üncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde hem davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, hemde alacağın tahsil istenilmiş ise de, mahkemece davacı talebinin açıklanmasının istenilmesi üzerine davacı vekilinin 29.03.2004 tarihli dilekçesiyle davadaki isteminin alacak davasına yönelik olduğunu belirtmesine ve bu yönde harcında ikmal edilmiş bulunmasına, esasen yapılan işlemin ıslah niteliğinde olmayıp, davadaki istemin açıklanması mahiyetinde bulunması karşısında yapılan işlemlerde bir usulsüzlük de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemli dilekçesinin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-C maddesi gereğince davalı Bayındırbank A.Ş.'den harç alınmasına mahal olmadığına, 27.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy