(551 S. KHK. m. 76, 77, 136, 166)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.09.2004 tarih ve 2001/1168-2004/537 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin mobilya sanayiinde kullanılan sistem aparat ve gereçleri üretimi ve ticareti ile iştigal ettiğini, davalının müvekkili adına tescilli kanepe ve katlama mekanizması faydalı modellerinin aynısını müvekkilinin izni olmadan üretip satışa sunduğunu ileri sürerek davalının müvekkilinin faydalı model haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespit ve men'ine, davalı ürünleri ile bunların üretiminde kullanılan araç ve gereçlere el konulup imhasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hareketli koltuk mekanizmalarını 1995-1996 yıllarında üretip satmaya başladığını, taraf ürünleri arasında teknik açıdan farklılıklar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı imalatı olan ürünlerin davacının faydalı model tesciline konu ürünlerle aynı sistemde olduğu, davalı ürününün davacı ürününden farklı ve orijinal bir yanının bulunmadığı gerekçesiyle 551 sayılı KHK'nin 136. maddesi gereğince davanın kabulüne, davalının davacının faydalı model tasarımına konu ürünlerini aynen taklit edip piyasaya arzı eyleminin faydalı modelden doğan davacı haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, satışa arzedilmek üzere davalı elinde bulunan ürünler ve imalde kullanılan araç ve gereçlerin toplatılıp imha edilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı adına tescilli faydalı model haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve men'iyle sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir. Davalı, dava konusu kanepe ve katlama mekanizmalarını 1995-1996 yıllarından beri üretip sattığını savunmuş, bu konuda katalog ve faturalar ibraz etmiştir.
551 sayılı KHK'nin 166. maddesinde Faydalı model belgelerine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı model belgelerinin özelliği ile çelişmediği takdirde, patentler için öngörülen hükümler, faydalı model belgeleri için de uygulanır denilmektedir. Aynı KHK'nin Ön Kullanım Hakkı başlıklı 77. maddesinde de Patent başvurusunun yapıldığı tarih ile rüçhan hakkı tarihi arasında buluşu iyiniyetli olarak ülke içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler almış kişi veya kişilere karşı, patent konusunu aynı şekilde kullanmaya devam etmelerini veya alınmış tedbirlere uygun olarak kullanmaya başlamalarını önlemeye buluş sahibinin önleme hakkı yoktur. Ancak, üçüncü kişilerin patent konusunu kullanmaya devam etmeleri veya alınmış tedbirlere uygun kullanımları sahip oldukları işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde olabilir. Bu kullanma hakkı ancak işletme ile birlikte devredilebilir.
Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen kişilerce satışa sunulmuş olan ürünlerle ilgili faaliyetler, patent hakkının 76 ncı madde anlamında patentten doğan hakkının kapsamı dışında kalır. hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece davacıya ait faydalı model için 25.5.1998 tarihinden itibaren 10 yıl süre için faydalı model belgesi verildiği de dikkate alınarak anılan hükümler gereğince davalının bu savunması üzerinde durulup, delilleri değerlendirilip, gerekirse konusunda uzman bilirkişilerden bu konuda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy