(4721 S. K. m. 931) (1163 S. K. m. 45, 49) (1086 S. K. m. 53, 58, 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.07.2005 tarih ve 1996/557-2005/194 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak asli müdahil vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.04.2007 gününde davacı avukatı Bora İmamoğlu gelip, davalı tebligata rağmen davalı vekili ve asli müdahil vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı kooperatif yönetim kurulu üyeleri, davalı kooperatifin 13.06.1993 tarihli genel kurul toplantısında kooperatife ait bir kısım taşınmazların satılmasına karar verildiğini, ancak bahsi geçen genel kurula pay sahibi olmayan kişilerin katılarak oy kullandıklarını, bir kısım vekaletnamelerdeki imzaların sahte olduğunu, bu şekilde kullanılan oy sayısının 12 olup toplantısı ve karar nisabının bulunmadığını, bu şekilde alınan kararların ise yoklukla makul olduğunu ileri sürerek, 13.06.1993 tarihli genel kurulda alınan kararların yok sayılmasına, hükümsüz olmaları sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sıfatı ile aynı kooperatif denetçileri, davaya karşı bir itirazları olmadığını belirtmişlerdir.
Asli müdahil Bahçelikent Konut Yapı Kooperatifi vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, dava konusu genel kurul kararı sonrası, davacı kooperatife ait taşınmazın müvekkili kooperatife satıldığını, MK. nun 931. maddesi gereğince iyiniyetli olan müvekkilinin genel kurul kararlarındaki nisabı incelemek gibi bir yükümlülüğü olmadığını, müvekkili aleyhinde satışın geçersizliği ve tapunun iptali istemi ile açılan davanın derdest olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu'nun 45, Anasözleşmenin 33. madde hükmüne göre genel kurul toplantı yeter sayısının kayıtlı üyenin 1/4'ü olduğu, genel kurul tarihinde üye sayısının 153 olup, buna göre toplantı yeter sayısının 39 olduğu, dava konusu genel kurulun 44 üyenin katılımı ile yapıldığı, Kooperatifler Kanunu'nun 49, anasözleşmenin 24. maddesine göre bir ortağın diğer bir ortağı temsil edebilmesi için anasözleşmenin buna izin vermesi ile mümkün olduğu, anasözleşmenin 24/son maddesinde yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile kooperatifi temsile yetkili kılınan kimseler bakımından gerçekleştirilen temsilin bu nedenle geçersiz olduğu; üye Sevim Ahenkçi adına verilen vekaletnamedeki imzanın adı geçen üyeye ait olmadığı; üye Emine ve Sadık Boz ile Nurhan Gür tarafından verilen vekaletnamelerdeki imzaların da adı geçenlere ait olmadığı; üye Tansı Göker'in toplantıya bizzat katılmış gibi gösterildiği ancak hazirun cetvelindeki imzanın üye Tansı'ya ait olmadığı, bu durumda toplantıya katılan üye sayısının 36 olup, toplantı yeter sayısının altında kaldığı ve alınan kararların batıl olduğu gerekçesiyle, S.S. Kavak Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinin 13.06.1993 tarihli genel kurul toplantısının mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar, asli müdahil vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- SS.Bahçelikent Konut Yapı Kooperatifinin temyiz itirazlarının incelenmesinden önce, katılma isteminde bulunan SS.Bahçelikent Konut Yapı Kooperatifinin müdahale isteminin feri müdahale mi yoksa asli müdahale mi olduğunun irdelenmesi gerekmektedir. Bilindiği gibi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda Üçüncü Şahsın Müdahalesi (m. 53-58) başlığı altında, iki taraf arasında görülmekte olan bir davaya, taraflardan birinin davayı kazanmasında hukuki yarar olan üçüncü kişinin davaya katılmasına ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Feri (yan) müdahale olarak tanımlanan bu katılımda, üçüncü kişi taraf olarak değil, taraflardan birinin yanında onun yardımcısı olarak davada yer almaktadır. Feri müdahalenin bulunduğu durumda, müdahilin ayrı bir davası da bulunmamaktadır.
Asli müdahale olarak tanımlanan ve üçüncü kişinin davanın taraflarına karşı, müstakil hak iddiası ile davaya katılması ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmemiştir. Ancak, uygulama ve doktrinde asli müdahale (katılma) kabul edilmektedir. Bir yargılamaya konu olan şey üzerinde hak iddia eden kişinin hukuki koruma istemiyle davaya katılması, onun bu yolla dava hakkını kullanması sonucu asli müdahale söz konusudur. Mahkemece de her iki tarafı da hasım göstererek davaya katılan kişinin usulü talebi, görülmekte olan davanın konusunu oluşturan istem sonucundan farklı olduğundan, asıl dava ve müdahilin davası hakkında ayrı hüküm verilmek zorundadır.
Somut olayda; Genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemi ile açılan davada davanın reddini isteyen SS.Bahçelikent Konut Yapı Kooperatifi'nin müdahale istemi, feri müdahale niteliğinde olup, lehine müdahale edilen davalı taraf hükme karşı temyiz yoluna başvurmadığından, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket edebilecek olan fer'i müdahillerin yalnız başına hükmü temyiz etme yetkisi yoktur. Bu nedenle müdahil SS.Bahçelikent Konut Yapı Kooperatifi'nin vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma yolu ile temyizine gelince; Davacı vekilinin temyiz istemi, hükmü tek başına temyiz etme yetkisi olmayan feri müdahilin temyizine katılma yolu ile olup, geçerli olmayan temyiz istemine cevaben temyizin de mümkün bulunmaması nedeniyle, HUMK. nun 432/4. maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle müdahil davacı SS.Bahçelikent Konut Yapı Kooperatifi vekilinin, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, davalı taraf duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 01.90 temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve asli müdahilden ayrı ayrı alınmasına, 10.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy