(6762 S. K. m. 434, 551)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.05.2004 gün ve 2003/603 - 2004/203 sayılı kararı onayan Daire'nin 21.10.2005 gün ve 2004/8722 - 2005/6558 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekilleri, müvekkilinin davalı şirket ortağı olup, müvekkili ile şirketin diğer ortakları arasında, diğer ortakların tavırları nedeniyle anlaşmazlıklar baş gösterdiğini, şirketin keyfi şekilde yönetildiğini ve kasıtlı olarak zarara uğratıldığını, TTK'nun 551 vd. maddelerinin aradığı yasal koşulların oluştuğunu ileri sürerek, müvekkili hisselerinin gerçek değeri karşılığında davalı şirkete veya şirket ortaklarına devriyle müvekkilinin şirketten çıkmasına, bunun mümkün olmaması halinde, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, şirketin fesih ve tasfiyeye yönelik talebinin reddine, hissesinin değerinin tespit edilerek bu değerin talep eden şirket hissedarlarına satışına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, TTK'nun 551 nci maddesi uyarınca ortaklıktan çıkma ve çıkarılma hakkının limited şirket ortaklığına ilişkin olup, söz konusu hükmün A.Ş.lere uygulamasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının şirketteki payının belirlenip şirkete veya şirket ortaklarından birine devredilip, davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin söz konusu olmayacağı, A.Ş.lerin infisah nedenlerinin TTK'nun 434 ncü maddesinde belirtilmiş olup, sayılan nedenler arasında muhik sebeplerle fesih olanağı olmadığı, pay sahiplerinden birinin talebiyle mahkeme kararıyla A.Ş.nin fesh edilemeyeceği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemiz'in 21.10.2005 günlü kararında yazılı gerekçeyle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 22.90 YTL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3.madde hükmü uyarınca, takdiren 125.00 YTL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 15.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy