(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.07.2005 tarih ve 2004/735-2005/604 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.02.2007 gününde davacı avukatı Yusuf Yıldırım ile davalı avukatı Cengiz Topel Özdemir geldi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın trafik kazası sonucu uğradığı hasarın tazmin edilmediğini ileri sürerek (30) milyar TL tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın sigortalı araç sürücüsünün alkollü olmasından dolayı meydana gelmesi nedeniyle rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, kaza ve sigorta belgelerine, tanık anlatımlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu savunmasının ispatlanamadığı, aracın hurda değerinin indirilmesinden sonra istenebilecek zararın (14) milyar TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece aynı zamanda sigorta ettiren durumundaki davacı sürücünün kaza anında alkollü olduğu yolundaki savunmanın ispatlanamadığı, rizikonun sigorta güvencesi kapsamında kaldığı sonucuna varılmış ise de, bu sonuç yeterli bir incelemeye dayalı değildir.
Trafik kaza tespit tutanağı düzenleyen trafik polis memurlarının da imzaladığı 13.09.2004 tarihli tutanakta, davacının acil sağlık ekibine tedavi olmak istemediği, bütün ısrarlara karşın alkol kontrolünü yaptırmadığı, ancak davranışlarından, konuşmasından ve araç içindeki alkol şişelerinden alkollü olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.
Bu durum karşısında, anılan tutanağı düzenleyen kolluk görevlilerin dinlenilmesi, sürücünün alkollülük durumunun araştırılması, nöroloji uzmanı hekim, sigorta ve hasar uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan, kazanın meydana geldiği yer ve sigortalı aracın önde seyreden bir başka araca çarpması ile meydana gelen kazanın oluş biçiminde nazaran rizikonun salt alkol etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği, böyle bir kazada başka bir etmenin rol oynayıp oynamadığı yolunda rapor alınarak oluşacak uygun sonuca göre karar verilmek gerekirken, değinilen yönler üzerinde durulmadan davacı taraf tanıklarının anlatımları ile yetinilerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy