(6762 S. K. m. 1263)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.07.2005 tarih ve 2004/134-2005/286 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi D.D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkiline kasko sigortasıyla sigortalı olduğunu, aracın 20.4.2004 tarihinde geçirdiği kaza sonucu hasarlandığını, aracın pert total işlem görmesi karşılığında davalıya 21.000.000.000.TL.sının ödendiğini, ödenen bedel içinde sovtaj bedelinin de olduğunu, davalının 1.6.2004 tarihli taahhüdünde aracın devrine kadar geçen sürede araç üzerine gelecek her türlü takyidatlardan sorumlu olunacağını taahhüt ettiğini, hasarlı aracın üçüncü şahsa satılmasına rağmen devrin aracın üzerinde tedbir olduğundan yapılamadığını, ileri sürerek, müvekkilinin sovtaj bedeli olarak üçüncü şahsa geri ödemek durumunda kaldığı 10.669.000.000.TL.sının ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taahhütnameyi hasar bedelinin kendisine ödenmesi için okumadan imzaladığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, araç üzerinde yer alan iki tedbirin kaldırılması yönünde davalının gayret göstermediği, imkansızlığın hukuki sebepten doğduğu, borçlunun imkansızlaşan ifa nedeniyle aldığı sovtaj bedelini iade etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalıya ait araç, davacıya kasko sigorta sözleşmesiyle sigortalı iken kaza geçirmiş, araç pert olduğundan buna göre tazminat davalıya ödenmiş ve 1.6.2004 ödeme tarihiyle aynı tarihte de davalı Taahhütname adlı belgeyle davacıya karşı yükümlülük altına girmiştir. Anılan bu belgeye göre, davalı Semih Süslü, Trafik Şube müdürlüğünden aracın üzerinde haciz, tedbir ve sair takyidatlar olmadığına dair yazı alındığını, bu yazının alınış tarihinden önce araç üzerine konulmuş veya aracın mülkiyetinin devrine kadar geçen sürede araç üzerine konulacak haciz, tedbir ve sair takyidatlarla ilgili maddi ve yasal her türlü sorumluluğun kendisine ait olduğunu, bunların kaldırılmasını sağlayacağını, tahakkuk edecek bilumum vergileri ödeyeceğini, sigorta şirketine bu nedenle doğacak zararları ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş bulunmaktadır.
Araç üzerine, ilk ödemenin konusu olan kaza nedeniyle açılan davalar nedeniyle K. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/432 Esas ve 23.7.2004 günlü kararı ve K. 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/410 Esas ve 25.5.2004 günlü kararıyla ihtiyati tedbir konulmuştur. Davacı da bu nedenle işbu davada, aracın hurdasını üçüncü şahsa satmasına rağmen trafik kaydında tedbir nedeniyle devir işlemini yapamadığını ileri sürerek, üçüncü şahsa sattığı hurda aracın bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Ne var ki, Taahhütname başlıklı belgede belirtilen zarar, dava dilekçesinde açıklanan talep gibi aracın hurda bedelinin ödenmesini değil, araç üzerindeki takyidatların kaldırılmasına yönelik yapılacak işlemlerden doğacak zararın ödenmesine ilişkindir. Takyidatların kaldırılmasında davalıya verilen bir süre olmadığı gibi davalının takyidatların kaldırılmasında kusurunun olduğu da ispatlanamamıştır. Kaldı ki, mahkemenin kabulü gibi hem aracın hurdasının sigorta şirketi elinde kalması hem de hurda bedelinin davalıdan tahsili yönünde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu gerekçelerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy