(6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.03.2004 tarih ve 2002/331-2004/134 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirkete ait dört adet makinenin davalı şirkete sigorta ettirildiğini, bu makinelerde çeşitli tarihlerde hasarlar meydana geldiğini ve davalı şirkete başvuru yapıldığı halde çok uzun zaman sonra ve eksik ödemeler yapıldığını, bu nedenle hasarın müvekkili tarafından giderilmek zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik (13.767.000.000) TL.nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçede sigortalının dava dışı İş Finansal Kiralama A.Ş. olarak gösterildiğini hakem-bilirkişi prosedürüne başvurmadan dava açılamayacağını, eksik sigorta söz konusu olduğundan müvekkilince yapılan ödemeler haricinde herhangi bir sorumluluklarının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sigorta değerlerinin belirlenmesinde dava konusu makinelerin hasar tarihlerindeki ikinci el değerlerinin esas alınması gerektiği, buna göre eksik sigorta söz konusu olduğu ve davalının toplam (3.097.162.665) TL. eksik ödemesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın temerrüt tarihlerinden itibaren ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, poliçede sigortalı sıfatının dava dışı İş Finansal Kiralama AŞ.'ne ait olduğunu, davanın da bu şirket tarafından açılması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı vekilinin bu savunması üzerinde durulmamış ve bu konuda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Oysa, TTK.nun 1269 uncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa'nın 1270 inci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olanın sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı İş Finansal Kiralama AŞ.'nin dain ve mürtehin sıfatı bulunup bulunmadığının, dain ve mürtehin sıfatı varsa, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 06.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy