(4721 S. K. m. 2) (556 S. KHK. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.07.2005 tarih ve 2005/29-2005/205 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.02.2007 gününde davacı avukatı Yavuz Selim Seven ile davalı avukatı Ozan Genç gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 24.04.1968 yılından bu yana ŞERİFOĞLU ibaresini gerek ticaret ünvanı ve gerekse marka olarak kullandığını, markanın tescili için yapılan başvuru esnasında ŞERİFOĞLU ibaresinin davalı adına tescilli olduğunun görüldüğünü, oysa markayı ilk kullanan ve maruf hale getirenin davacı şirket olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli ŞERİFOĞLU ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalı ticaret ünvanının iptaline, ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf şirket ortaklarının amca çocukları olduğu, müvekkili şirket kurucularının babasının 1950'li yıllarda Tek Kereste Fabrikası ünvanıyla ticari faaliyete başladığını, davacının markasından haksız olarak yararlanma gibi bir niyetlerinin bulunmadığı, davacı markası ile müvekkili şirket markasının farklı olduğu, davacının durumu bilmesine rağmen hiçbir girişimde bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar, davanın açıldığı Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararının kesinleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle Dairemizin 2002/6104 E, 2003/976 K. Sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkemece, bozma kararına uyularak dosyanın görevsizlik kararı veren Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2003/13914 E, 2004/8431 K. sayılı ilamıyla onanmış, dosya kendisine gelen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince, gerek davacının gerekse davalının faaliyet alanlarının aynı olduğu, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden davacının 1968 yılından itibaren Şerifoğlu ibaresiyle ticari faaliyette bulunduğu, davalı şirketin kurucularının soyadı da Şerifoğlu olmakla birlikte, Şerifoğlu ibaresiyle değil Tek kereste Fabrikası Onur Kereste Fabrikası gibi ibarelerle faaliyette bulunulduğu, davacının davalıdan çok daha önce Şerifoğlu ibaresi için hak elde ettiği, davalı tarafından davacıyla aralarındaki ticari ilişkinin kanıtı olarak sunulan faturanın 31.01.1997 tarihli olup, davanın 1998 yılında açılmış olması karşısında MK. nun 2. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir süreninde geçmediği, taraf ticari ünvanlarında ayırt ediciliği sağlayacak ilavelerin bulunmadığı gerekçeleriyle, davalı adına tescilli Şerifoğlu+şekil markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı ticaret ünvanından Şerifoğlu ibaresinin çıkarılmasına, kararın ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK'nin gerek 8/3. ve gerekse 8/5. maddeleri uyarınca ŞERİFOĞLU ibaresi üzerinde öncelik hakkının davacıda olduğunun anlaşılmasına, Muazzez Şerifoğlu'nun davacı şirket ortaklarından Erol Şerifoğlu'nun eşi olması dışında davalı şirketle irtibatının dosya kapsamından kurulamamış olmasına, Erol Şerifoğlu davalı şirkete 1996 yılında ortak olarak girmiş olup, unvan 1994 yılından beri davalı şirket tarafından kullanıldığına göre, Erol'un şirketin kuruluşundan itibaren şirkete ortak olmadığının belirlenmesi, bu şekilde davalı şirketin Erol'un ticari işletmesinin devamı niteliğinde olmadığının anlaşılmasına, Mustafa Şerifoğlu'nun ise davalı şirketle hiçbir ilgisinin bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy