(6762 S. K. m. 380)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2004 gün ve 2001/1350 - 2004/148 sayılı kararı onayan Daire'nin 16.06.2005 gün ve 2004/8158 - 2005/6340 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin 30.04.2001 tarihli genel kurul toplantısında ibra edilmeyen eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduğunu, şirketin bu toplantısında 3 nolu kararı ile bilanço, kar ve zarar hesaplarını o birliğiyle onaylamasına rağmen, çoğunluk payına sahip İktisat Bankası A.Ş. temsilcisinin aleyhe oy kullanarak (6 nolu kararla yöneticiler hakkında) ibra edilmeme yönünde karar oluşturduğunu, paydaş bankanın iyiniyet kurallarına aykırı hareket edip oy hakkını kötüye kullandığını ileri sürerek, ibranın gerektiğinin tesbitine, ibra edilmemeye ilişkin 6 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ibra etmeme kararının genel kurulun takdirine ilişkin bir hak olup, kararın davacıların 2000 yılı içinde yaptıkları işlemlerden şirketin zarar görmemesi için alındığını, nitekim iki taşınmaz alımı ve davalı Erol Aksoy'a yapılan ödemelerdeki yolsuzlukların şirketi zararlandırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz'ce tüm temyiz itirazları reddolunarak yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Davalı vekili, eski savunmalarını ve temyiz itirazlarını tekrarlayarak karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin 30.04.2001 tarihli genel kuruldaki ibra edilmeme kararının, aynı toplantıda şirketin 2000 yılı bilanço ve kar-zarar hesaplarının koşulsuz onaylanmış olması karşısında, yasa ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, durumun tesbiti ve ibra edilmemeye ilişkin genel kurul kararının iptalini istemiş, mahkemenin davanın kabulüne dair kararı, Dairemizce'de onanmışsa da; davalı şirket vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan inceleme sonunda;
Genel kurulun bilanço ve kar-zarar hesaplarını onayladığı halde, yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri hakkında ibra etmeme kararı vermesinde TTK. nun 380 nci maddesine aykırılık mevcut değildir. Bu husus taraflarında kabulündedir. Kaldı ki; Anonim Şirket Genel Kurul Gündemi düzenlenirken 3 ncü gündem maddesinde bilançonun tasdiki, 6 ncı gündem maddesinde yönetim, denetim kurulu üyelerinin ibrası ayrı ayrı yer almış, görüşme ve oylama'da ayrı ayrı yapılmıştır. Bu bakımdan bilançonun tasdiki hali TTK. nun 380 ncı maddesi gereğince hiçbir zaman yöneticilerinde birlikte ibralarını tazammun etmez. Zira ibra etmeme konusunda açıkça karar ve sarahat vardır.
Bilanço ve kar-zarar hesabının tasdikinden sonra yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerinin yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu davaya dayanak yapılmıştır. Oy hakkının kötüniyetli kullanılması; Genel Kurul'ca yöneticilerin suçlanılan fiillerinin bilinmiş, öğrenilmiş, buna rağmen bilançonun tasdiki için oy kullanılıp, bundan sonra da ibra için olumsuz oy kullanılması halinde bahis konusudur. Somut olayda ibra edilmeme yönünde çoğunluk oyu, şirketin büyük paydaşı İktisat Bankası A.Ş. adına oy kullanan TMSF temsilcisinin menfi oyu ile oluşturulmuştur. Davalı şirketin % 99'u üzerindeki oranda paydaşı İktisat Bankası T.A.Ş. 15.03.2001 tarihinde BDDK kararı ile Bankalar Kanunu'nun 14/3-4 ncü maddelerine istinaden TMSF'ye devredilmiş, 30.04.2001 tarihinde genel kurul icra edilmiş, 30.07.2001 tarihinde bu dava ikame edilmiş, 22.08.2002 tarihinde de davalı şirket tarafından bu davanın davacıları yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk-tazminat davası açılmış olup, bu dava derdest bulunmaktadır.
Mahkemece, Genel Kurul'un bilanço ve kar-zarar hesaplarını onaylamakla ibrayı da arzu ettiğinin varsayılması gerektiği, gerekçe göstermeden ibra etmemenin iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği, davalı şirketi devralan, evrak ve kayıtlar, bilançoyu inceleyip olayları bilen ve bilebilecek durumda olan bu nedenlerle bilançoyu onaylayan çoğunluk oy sahibinin, ibra etmeme gerekçesini göstermemekle oy hakkını kötüye kullandığı nedenleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Büyük paydaş bankaya, Bankalar Yasası'na göre el konulma nedeni, davacılarla İktisat Bankası arasındaki organik bağ, bankanın TMSF'ye devri ile genel kurul tarihi arasındaki kısa sayılabilecek süre nazara alındığında; çoğunluk oy sahibinin yöneticileri ibra etmeme yönünde kullandıkları oyun iyiniyet kurallarına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması olarak tavsifi mümkün değildir. Aksine, yöneticilerin fiil ve işlerinden dolayı dava hakkını saklı tutan böyle bir davranışın, müddebir tacirden beklenen dikkat ve ihtimamın gereği olduğunun kabulü gerekir. Nitekim, bilahare davacılar hakkında sorumluluk davasının ikame edilmiş olması da bunun bir kanıtıdır. Dairemiz yerleşik kararlarında sorumluluk davası açılıp derdest bulunduğu hallerde; davacıların ileri sürüp tesbitini istedikleri hususların, anılan davada savunma olarak ileri sürebilecekleri, davacıların hukuken sorumlu olup olmadıklarının o derdest davada tartışılacağının kuşkusuz bulunduğu gerekçesi ile tesbit davalarında hukuki yarar olmayacağı görüşünü benimseyip uygulamıştır.
Bütün bu hususlar nazara alınmadan davanın anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bu kararı onayan Dairemiz kararının da sehve müstenit olduğu anlaşılmış bulunduğundan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz'in 16.06.2005 tarih ve 2004/8158 Esas, 2005/6340 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmek üzere yerel mahkemenin 10.03.2004 tarih ve 2001/1350 Esas, 2004/148 Karar sayılı kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemiz'in 16.06.2005 tarih ve 2004/8158 Esas, 2005/6340 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nin 10.03.2004 tarih ve 2001/1350 Esas, 2004/148 Karar sayılı kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy