(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.07.2005 tarih ve 2004/11-2005/257 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.02.2007 gününde davalı avukatı Barış Günay gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın tek yanlı trafik kazası sonucu uğradığı hasarın tazmin edilmediğini ileri sürerek, aracın hurda olarak satıldığı değerin tenzihi ile 18.450.000.000 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olmasından dolayı meydana geldiğini, rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığını ve istenen tazminatın fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, kaza ve sigorta belgelerine, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarına dayanılarak, davalı tarafın sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olduğu ve kazanın alkol etkisiyle meydana geldiği savunmasını ispatlayamadığı, davacının tazminat alacağının 15.500.000.000 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Kazadan 40 dakika sonra sigortalı aracın sürücüsünün muayenesinin yapıldığı hastanede kafa travmasına bağlı hayati tehlike geçiren sürücünün alkol testinin yapılamadığı belirtilmiş, ancak harici bulgulardan alkollü olduğu saptanmış ve sürücüden kan örneği alınmıştır. Kan örneğinin üç gün sonraki laboratuar analizinde 0.51 promil oranında alkol belirlenmiştir.
Mahkemece, nöroloji uzmanı hekim, sigorta ve hasar uzmanı bilirkişilerden yeni bir kurul oluşturarak, kazanın meydana geldiği yer, yolun ve trafiğin durumu, araç lastiğinin patladığı iddiasının ispatlanamadığı da göz önüne alınarak kazanın meydana geliş biçimine nazaran kazanın salt alkol etkisiyle meydana gelip gelmediği, 70 km. hızla seyrettiğini ileri süren sürücünün direksiyon kontrolünü yitirerek orta şeritten ayrılmış yolun sol beton bariyerine çarpmasında aldığı alkolün güvenli sürüş yeteneğine etkileyen bedensel ve zihinsel reflekslerini azaltmasının yol açıp açmadığının, kazada başkaca faktörlerin rol oynayıp oynamadığının kesin olarak belirmesi, bu konuda önceki raporlarla ortaya çıkan çelişkilerin telif edilmesi ve sonucuna göre rizikonun sigorta güvencesi kapsamında kalıp kalmadığının tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz raporlara dayanılarak hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy