(6762 S. K. m. 4, 1063, 1114)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2005 tarih ve 2003/120 - 2005/353 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.02.2007 gününde taraf avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Finlandiya'da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, davacı şirketin sigortalısı olan İtalya'da mukim Biolchim S.P.A'ya ait dökme amonyum sülfat ve dökme granül amonyum sülfat yükünün İspanya'nın Castelleon Limanı'nda davalının donatanı olduğu gemiye tam ve eksiksiz olarak, iyi durumda yüklendiğini, varma limanı olan Manfredonia'ya ulaşan gemiden boşaltılan yükün eksik ve hasarlı olduğunun belirlendiğini, 27.11.2001 tarihinde davalıya hasar ihbarında bulunulduğunu, hasarlı ve eksik teslim nedeniyle müvekkilince sigortalısına ödenen bedelden 16.178 Euro'nun işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait geminin İspanya'dan hareket ettikten sonra 15.01.2001 tarihinde şiddetli fırtınaya yakalandığını, TTK. nun 1063/1. maddesi gereğince forsmajör teşkil eden sebep nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, TTK. nun 1063/IV. maddesi gereğince de hacim ve tartı itibariyle kendiliğinden eksilmelerden ileri gelen zararlardan taşıyanın sorumlu olmadığını, kaldı ki yükün gönderilene tam ve hasarsız teslim edildiğini, Lahey Sözleşmesine göre sorumluluğun sınırlı olduğunu, 898,57 Euro ekstra boşaltma ve kamyonla taşıma masraflarının istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına ait yükün davalının donatanı olduğu gemide taşınması sırasında ambar kapaklarının yüke elverişsiz bulundurulması veya tam kapatılmaması nedeniyle hasarlandığı, taşıma sırasında geminin fırtına ile karşılaştığı, ancak donatanın yeterli tertibatı almaması ve Kasım ayında çıkması muhtemel bir fırtınayı öngörebileceği halde ambar kapakları ile ilgili olarak gereken tedbiri almadığı ve suya maruz kalan yükün bu şekilde hasarlandığı, bu durumda taşıyanın TTK. nun 1063. maddesinde düzenlenen sorumsuzluk hallerinden yararlanmayacağı, ayrıca yükün ambarlara deniz suyunun girmesi nedeniyle hasar meydana geldiğinden %2'lık fire uygulamasının mümkün bulunmadığı, yükün değerinin tespit edilebilir olması nedeniyle TTK. nun 1114. maddesindeki sınırlı sorumluluğun uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, icra takibine itirazın iptali ile takibin 16.551,10 Euro üzerinden 16.178 Euro asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile birlikte BK.nun 83. madde kapsamında tahsil edilebilme yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı tarafın donatanı olduğu gemi ile taşınan yükün hasarlı ve eksik teslimi nedeniyle, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalı taraftan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. Değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli olurla İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, aynı husus 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararla bir kez daha vurgulanmış ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Mahkemelerin görevi, temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy