(Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi CMR m. 32)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 08.07.2005 tarih ve 2004/363-2005/486 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.02.2007 gününde davacı avukatı Neslihan Yokuş ile davalı avukatı Şenay Şinikçi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin yükleme talimatında konşimentonun banka adına düzenlenmesini ve bankanın onayı ile alıcısına teslim edilmesi koşuluyla davalıya taşımak üzere teslim ettiği malın, davalı tarafından banka onayı alınmadan alcısına teslim edilmesi sonucunda bedelinin tahsil edilemediğini ileri sürerek, 68.212 DM'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, müvekkilinin taşımayı tam ve sağlam olarak gerçekleştirdiğini, gümrük işlemlerini yurt dışındaki Gondrand AG firmasının yaptığını ve gümrük işlemlerinin tamamlanması üzerine taşıma işinin sona erdiğini, yükün teslim işlemlerinden gümrük firmasının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı def'inin reddi ile davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemizce, CMR hükümlerine göre zamanaşımı def'inin değerlendirilmesine işaretle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan kanıtlar ve ek bilirkişi raporuna göre, davalının banka liberasyonu almaksızın malları alıcısına teslim etmiş olmasının CMR 32. maddesi gereğince ağır kusurunu oluşturduğu ve bu nedenle alacağın 3 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davanın 3 yıllık sürede açıldığı, davacının mal bedelini tahsil edememekten kaynaklanan zararından davalı taşıyanın sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 811.57.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy