(6762 S. K. m. 1281, 1282, 1290)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.04.2005 tarih ve 2002/1061-2005/268 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili konutunun davalı nezdinde konut sigorta poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, teminat kapsamında Nisan 2001 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, kiracının kullanımında bulunan ayna ve avizenin çalındığını, Temmuz 2001 tarihinde de zarar verilerek harap hale getirildiğini, davalının sigorta tazminatını ödemediğini ileri sürerek, 49.000.000.000.-TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gerek hırsızlık gerekse tahribat rizikosunun teminat dışı olduğunu, zira sigortalı konutun 1,5 yıl önce kiracısı tarafından boşaltılarak terk edildiğini, sigorta teminatının ikamet edilen yere verildiğini, sözleşmede aralıksız 30 günden fazla kimse bulunmaması halini fırsat bilerek yapılan harsızlığın teminat dışı olduğunun kararlaştırıldığını, kaldı ki tazminat isteminin fahiş bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sigorta poliçesinin geçerli olduğu, ancak taşınmazın 1,5 yıldan beri boş bulunduğu, genel şartlarda 30 gün süre aralıksız taşınmazın boş bırakılması halinde rizikonun teminat dışı bırakıldığı, kiracını davacıyı haberdar etmemesinin davalıyı sorumlu kılmayacağı, kırılan cam bedelinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 75.000.-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.00.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy