(556 S. KHK. m. 42) (1086 S. K. m. 434)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Rize Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.05.2005 tarih ve 2004/301-2005/369 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.02.2007 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin HALLEY esas unsurlu tescilli markalarının mevcudiyetine rağmen, davalının çay emtiasında HALLEY markasını tanıtma vasıtasını kullandığı ve esas unsuru HALLEY olan birçok markayı adına tescil ettirdiği, bu şekilde müvekkilinin markalarından faydalanma haklarına tecavüz edilip, haksız rekabete yol açıldığını ileri sürerek, davalının imal ve satışa arz edilen çay ve benzeri emtiada HALLEY ibaresinin marka-tanıtma vasıtası olarak kullanılması suretiyle davacının sahibi olduğu HALLEY esas unsurlu markalarından faydalanma haklarına tecavüzün men'ine, davalı adına tescilli HALLEY markalarının hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket adına usulünce tescilli markalardan ilki olan 104864 numara ile tescilli HALLEY Çay markasının 04.08.1988 tarihinden dava tarihine kadar 16 yıldır tescilli olup, bil fiil kullanıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tescilli markalarına konu çikolata, bisküvi v.b. emtiaları ile müvekkili adına tescilli markalara konu çay emtiasının aynı alıcı kitlesine hitap etmediğini, davacı markasının tanınmış marka olarak da kabul edilemeyeceğini, tescilli bir markanın kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve tescilli bir markanın haksız rekabet hükümlerine dayanılarak terkininin talep olunamayacağını, taraf markalar arasında farklılık bulunduğunu, davanın ancak HALLEY ibaresinin müvekkili markalarından terkinini talep etme imkanı varken markaların tümüyle hükümsüz sayılmasını isteyemeyeceği, davacı markalarının esas unsurunun ÜLKER olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalının 104864 kod nolu Halley+Şekil markasını 30.sınıfta yer alan çay emtiası için 04.08.1988 tarihinde tescil ettirdiği, daha sonra farklı tarihlerde ve değişik şekillerde yoğrulmuş esas unsuru Halley Çay ibareli toplam altı ayrı marka tescil ettirdiği, davacının ise hükümsüzlük davasını davalıya ait markanın tescil tarihinden 16 yıl sonra açtığı, 556 sayılı KHK.'nin 42/1-a ve Yargıtay kararları karşısında dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği, davacı markasının davalı markasının tescilli esnasında tanınmış marka olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge olmadığı, davalının kötü niyetinin kanıtlanamadığı, tanınmış markaları hariç aynı ibarenin farklı emtialar için tesciline bir engel olmadığı, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmediği sürece kullanımının haksız rekabet de teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK. nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 13.10.-YTL temyiz ilam harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.90.-YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy