(2004 S. K. m. 67) (1319 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Rize Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.2002 tarih ve 2001/213-2002/476 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 4046 sayılı Özelleştirme Yasası doğrultusunda Rize Limanı'nın işletme hakkının sözleşme ile davalıya devredildiğini, devir sözleşmesinin 26. maddesinde limanın kullanımında bulunan gayrimenkullerle ilgili olarak fiili teslim tarihinden sonraki döneme ilişkin emlak vergilerini ödeme yükümlülüğünün işleticiye ait olacağının kararlaştırılmasına rağmen 1999 ve 2000 yıllarına ait emlak vergisinin müvekkili kuruluş tarafından ödendiğini, uyarıda bulunulmasına rağmen davalının ödeme yapmadığını, başlatılan icra takibine karşı da haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 06.08.1997 tarihli devir sözleşmesi ile Rize Limanı'nın işletme hakkının 30 yıl süre müvekkili şirkete devredildiğini, bu limanın mülkiyetinin davacıya ait olup, kamu malı niteliğinde bulunduğunu, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun muaflık ve istisnalara ilişkin 4/b bendinin sonunda devlete ait taşınmazların vergiden muaf olduğunun açıkça belirtilmiş olması karşısında aksi yöndeki sözleşme hükümlerinin geçerli bulunmadığını, işletme hakkının devrini müteakip limanın emlak vergisi muafiyetinin devam etmesi nedeniyle davacı şirketin usul ve yasaya aykırı olarak tahakkuk ettirilen bu vergiyi ödemesinin müvekkili şirket açısından bağlayıcı bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, işletme hakkı devrinin kiralama mahiyetinde olduğu, devir tarihinden sonraki döneme ilişkin emlak vergilerini ödeme yükümlülüğünün davalı şirkette olduğu ancak davacı tarafından ödeme yapıldığı ve ödenen bedelin davalı tarafından davacıya ödenmediği gerekçesiyle davalının icra takibine karşı yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının yasal düzenlemedeki muafiyet kapsamında bulunduğu düşüncesiyle takibe itiraz etmiş olması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.016.88 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy