(5230 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.07.2005 tarih ve 2001/1061-2005/407 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 20.09.1999 tarihinde birikimi olan 13.930 Sterlinin Türk parasına çevrilmek suretiyle 01.11.1999 tarihinden itibaren vadeli hesap açılmak üzere davalı bankanın İzmir Merkez Şubesi'ne havale edildiğini, bilahare müvekkilinin tatilini geçirmek için Türkiye'ye geldiğinde vadeli hesabından para çekmek istediğini ancak banka yetkililerinin böyle bir hesabının ve vadeli parasının olmadığını ifade ettiklerini, davalı bankanın müvekkilinin teyidini almadan vadeli hesabındaki parayı haksız yere üçüncü şahsın hesabına transfer ettiğini ileri sürerek 11.969.000.000 TL'nın en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 13.01.2000 tarihinde çektiği faks talimatında hesap muhteviyatının tamamının Ali Kıdır adına Anadolu Bankası Ostim Şubesi Ankara'ya havale edilmesinin istendiğini, davacının talimatı doğrultusunda söz konusu işlemin yapıldığını, gönderilen havale talimatında hesaba ait bilgilerin doğru olarak belirtildiği ve imzanın davacının imzası ile aynı olduğunun anlaşıldığını, ayrıca davacının kendisi tarafından gönderilmediğini iddia ettiği ikinci talimatın da ilk talimat gibi ilgili servis yetkilisi Adnan Gürutku'nun dikkatine gönderilmesi havaleye ait bu talimatın da davacı tarafından verildiğinin göstergesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı bankanın faks talimatı içeriğinin doğruluğunu teyit etmesi ve varılan mutabakat çerçevesinde işlem yapması gerekirken bu şekilde hareket etmeden işlem yapması nedeniyle olayda ¾, davacının da hesap bilgilerini saklamada gerekli özeni göstermeyerek ¼ oranında kusurlu sayılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.976,75 YTL 14.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece kurulan hükümde davalı bankanın yasa gereği harçtan muaf olduğu gerekçesiyle davalıdan harç alınmamasına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan harcın da istek halinde davacıya iadesine karar verilmiştir. Oysa ki, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5230 sayılı Pamukbank Türk Anonim Şirketinin Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine Devri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 11. maddesi uyarınca 4603 sayılı Kanuna tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak davalarda yargı harcından muafiyet getirilmiştir. Bu durumda, 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalardan olan T.C. Ziraat Bankası anılan madde uyarınca mahkemeler nezdinde açtığı veya açacağı davalarda harçtan muaf olup, aleyhine açılmış veya açılacak davalarda yargı harçlarından muafiyeti söz konusu değildir. Bu itibarla, somut olayda T.C.Ziraat Bankası davalı konumunda bulunduğundan harçtan muaf olmayıp, hüküm altına alınan miktara göre hesaplanacak karar harcının ve davacının dava açtığı sırada ödediği harçların davalıya yükletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalının harçtan sorumlu tutulmaması doğru görülmemiş, kamu alacağı niteliğindeki harca ilişkin olarak verilen hükmün yasaya aykırı bulunması nedeniyle kararın bu yönden resen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün harç yönünden resen BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy