(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.12.2004 tarih ve 2003/1300 - 2004/1315 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; dava dışı Abdi İbrahim İlaç Sanayi A.Ş. ile arasında Nakliyat Abonman Poliçesinin mevcut olduğunu, sigortalıya ait emtianın nakli sırasında davalının antreposunda yükleme esnasında bir kısmının hasarlandığını, bağımsız experce düzenlenen rapora istinaden sigortalısına hasar bedelini ödemesi sebebiyle TTK. nun 1301. maddesi gereği haklarına halef olduğunu, ödenen hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, hasarın malın ilk çıkış yerinde yapılan yükleme sırasında oluştuğunu, eksper raporunda hasarlanan kısımdan sonra kalan emtianın ne kadar sürede kullanılmaz hale gelebileceğinin belirtilmediğini, ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin yasal olmadığını savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği ile bilirkişi raporuna göre emtianın İtalya'dan Türkiye'ye taşınması sebebiyle CMR hükümlerinin uygulanacağını, emtianın taşıyanın sorumluluğu altında iken hasarlandığını, ayrıca davacının davalıya atıfet mehli verdiğinden bahisle davanın kabulüne, 19.06.2003 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar vermiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava uluslararası eşya taşımasından kaynaklanan kısmi hasarın rücuen tahsiline ilişkin olup; uyuşmazlığın bu niteliğine göre hasar bedelinin CMR Konvansiyonun 23. maddesi uyarınca hesaplanması gerekirken mahkemece anılan husus nazara alınmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy