(1086 S. K. m. 416, 426) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eyüp Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2005 tarih ve 2003/589 - 2005/165 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan H. vekili ile O. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK' nun 1301 'inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda mahkemece davalılardan o. aleyhine açılan davanın husumet bakımından reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılar H. ve O. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı H. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak yapılan ödemenin rucüen tahsili istemine ilişkindir.
01.12.2002 tarihinde meydana gelen kazada davacıya sigortalı 2003 model... araçta kaza sonucu pek çok parçanın değiştiği, değişen parçalardan bir kısmının iade edildiğinin anlaşılmasına göre değişim işlemi nedeniyle çıkarılan hasarlı parçaların ekonomik bir değerinin bulunup bulunmadığı, bir başka anlatımla sovtaj değerinin olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan raporda bu yönde bir inceleme yapılmadığı gibi davalı H. vekilinin bu yöndeki itirazına rağmen mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır. Buna göre değişen parçaların sovtaj değerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bulunduğu takdirde değerinin hesaplanarak tazminat miktarından indirilmesi hususlarında mahkemece bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken, anılan yön üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı H. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı O. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; O. hakkında açılan dava husumet yokluğundan reddedilmiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinde husumet nedeniyle redde karar verilmesi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedileceğinin belirtilmiş olmasına göre anılan davalı yönünden tarifenin açıklanan hükmü uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 579.657.660.-TL vekalet ücretinin diğer davalı H. ve O. arasında yarı oranında paylaştırılmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı O. tarafından yapılan yargılama giderlerinin hüküm altına alınmaması da doğru görülmemiş, davalı O. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı H. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı H. yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı O. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bu bentte açıklanan nedenlerle kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy