(6762 S. K. m. 1290, 1321)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.04.2005 tarih ve 2005/384-2005/277 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ile davalı sigorta şirketi arasında 19.01.1990 tarihinden geçerli olmak üzere %95 kar paylı hayat sigortası sözleşmesi imzalandığını, muris Şenel Dönmez'in 18.04.2001 tarihinde vefatı üzerine müvekkiline iştira payı ödemesi yapıldığı halde kar payının ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik her müvekkil için (2.500.000.000.-) TL olmak üzere toplam (10.000.000.000.-) TL.nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete sigortalı murisin 1983 yılından itibaren kalp hastası olup ölüm nedeninin de kalp rahatsızlığı olduğunu ve bu durumu müvekkilden kasıtlı şekilde gizlediğini, TTK. nun 1290 ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.2.2.2 nci maddesi uyarınca müvekkil şirketin 04.06.2001 tarihli yazı ile sözleşmeden cayma hakkını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıların murisinin 2001 yılındaki hastalığının doğuştan gelen kalp hastalığı ile ilişkisi olmadığı, bu durumda davalı sigortacının cayma hakkı bulunmadığı, davanın ıslah edildiği ancak TTK. nun 1268 inci maddesi hükmü uyarınca ıslah dilekçesiyle talep olunan tazminat yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, ıslah dilekçesiyle talep edilen tazminat yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, hayat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece görüşüne başvurulan doktor bilirkişi raporlarında, dosyada ölüm nedeniyle ilgili bir hastane kaydının olmadığı ve poliçenin geçersiz kılınmasına neden olacak yeterli kanıtın bulunmadığı belirtilmiş, bu rapora itiraz eden davalı vekilince, Florance Nightingale Hastanesi'nce düzenlenmiş 19.04.2001 tarihli epikriz raporu sunularak ek bilirkişi raporu alınması talep edilmiştir. Bu epikriz raporunda ise, davacıların murisinin Ebstein Anomalisi tanısıyla 17.04.2001 tarihinde yatırıldığı, 18.04.2001 tarihinde ameliyatının yapıldığı ve kardiopulmöner hyparstan çıkamayan hastanın kardiak yetersizliği nedeniyle 18.04.2001 tarihinde öldüğü açıklanmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece son gelen epikriz raporu da dikkate alınarak, meydana gelen ölümün, saklandığı ileri sürülen hastalıkla ilişkisi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 122.80 YTL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy