(1086 S. K. m. 275, 308)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.05.2005 tarih ve 2002/1512-2005/316 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.03.2007 gününde davacı avukatı Ahmet Yılmaz ile davalı avukatı Rüya Akın geldi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin 06.01.1998 tarihinde Toprakbank A.Ş. Kazımkarabekir Şubesinde 100.000 USD yatırarak vadeli döviz mevduatı hesabı açtırdığını, bankanın TMSF'ne ve akabinde Bayındırbank A.Ş.'ne devri üzerine hesabındaki parasını istediğinde bakiyenin bulunmadığının söylendiğini, hesapta müvekkilinin herhangi bir tasarrufunun olmadığını ileri sürerek 100.000 USD'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, hesapta davacının yaptığı işlemler sonucunda bakiye kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 06.01.1998 tarihinde 100.000 USD yatırmak suretiyle açtığı hesaptan, açılışından hemen sonra yoğun virman ve para çekme işlemleri yapıldığı, işlemlerin bir kısmının davacının başka şubede ki DM ve TL hesaplarına virman şeklinde, bir kısmının ise ilgisi olduğu kişi yada şirketler hesabına gönderildiği, 20.02.1998 tarihinde 1000.USD'nin davacının Ulus Şubesi'ndeki hesabına havale edildiği, bu tarih itibarıyla hesaptan 6240 USD'nin bulunduğunu ve bu tutarında 15.05.1998 tarihinde davacının Van Şubesi'ndeki hesabına aktarıldığı, hesabın hareketsiz olduğu ve havale virman ve benzeri işlem yapılmadığı iddiasının yerinde görülmediği, 20.02.1998 tarihli 1.000 USD'lik havale işlemi nedeniyle davacının önceki işlemleri bildiği ve benimsediğinin kabul edilmesi gerektiği, aynı tarih itibarıyla bakiye 6240 USD'nin 15.05.1998 tarihinde TL'na çevrilip Balalı Tarımsal Üretim Ltd. Şti. hesabına virman yapıldığı, davacının anılan firma ile bağlantısı bulunduğu, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 1997/27836 sayılı dosyasına sunduğu dilekçesinde bu şirketin ortağı olduğunun ve ticari ilişki bulunduğunun belirlendiği, davacının hesapta yapılan tüm işlemlerden bilgisi olup onay verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait hesapta bulunan paranın usulsüz virman ve havale işlemleri sonucunda sıfırlandığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Hesap, 06.01.1998 tarihinde 100.000 USD yatırılarak açılmış vadesiz mevduat hesabıdır. Bu tarihten itibaren son işlem tarihi olan 15.05.1998 tarihi de dahil olmak üzere toplam 9 adet işlem yapılmış, bu işlemlerin ilki olan 09.01.1998 tarihli 15.000 USD'lik para çekme işlemi ile sondan bir önceki işlem olan 20.02.1998 tarihli 1.000 USD'lik havale işleminin davacının kendi yaptığı işlem olduğu, diğer işlemlerde ise davacının imzasının ve yazılı talimatının bulunmadığı belirlenmiştir. Hesaptaki son işlem ise 15.05.1998 tarihli 6240 USD'lik havale işlemi olup, bu miktarın davacının davalı bankanın Van Şubesi'ndeki hesabına gönderildiği, bu hesaptan da dava dışı Balaklı Ltd. Şti.'nin kredi borcunun kapatılmasında kullanıldığı, bu şirketin ise davacının %75 pay sahibi ve temsilcisi olması nedeniyle davacının zararına bir işlem olarak kabul edilemeyeceğinden bankadan istenemeyeceği benimsenmiş, 20.02.1998 tarihli işlemin de davacının kendi imzası ile yaptığı işlem olması nedeniyle önceki işlemlerinde zimnen kabulü sonucunu doğuracağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Yukarıda açıklanan işlemler bilirkişi raporunda kronolojik olarak belirtilmiş, davacı imzasını taşımayan istemlere ilişkin olarak yapılan virman ve havalelerin lehdarlarının davacı ile ilgisinin saptanması gerektiğine işaret edilmiştir. Bilirkişi raporundaki belirlemelere davacı vekili itiraz etmiş, gerek ilk işlem olan 09.01.1998 tarihli gerekse sondan bir önceki işlem olan 20.02.1998 tarihli işleme ait evraktaki imzanın davacıya ait olmadığı itirazında bulunulmuştur.
Mahkemece, 20.02.1998 tarihli işlemin, davacının önceki işlemlere örtülü icazeti sonucunu doğurduğu kabul edilmiş ise de inkar edilen imza üzerinde inceleme yapılmadan böyle bir sonuca ulaşılması mümkün değildir. O halde, öncelikle davacının inkar ettiği imzaların grafolojik incelemesi yaptırılarak davacı eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Grafolojik inceleme sonucunda imzaların davacıya ait olmadığının belirlenmesi durumunda ise, yapılan havalelerin ilgisi olduğu hesapların akıbetlerinin araştırılmasının yapılması gerekmektedir. İmzalar davacıya ait olmasa bile, sonuç itibarıyla yapılan havaleler, davacının ilgisi olduğu hesaplara yapılıp oradan da yine davacının ilgisi olduğu şahsi ya da sahibi, ortağı, yöneticisi olduğu şirketler yararına yapılan havaleler olup olmadığı saptanmalıdır. Nitekim davacının itirazlarına karşılık davalı banka vekili, hesapta yapılan tüm işlemlerin davacının ilgisi olduğu hesaplara havale ya da o hesaplardan davacının ilgisi olduğu şirket hesaplarına yapılan havale ve virmanlar olduğuna ilişkin hesap numaraları, ticaret sicil kayıtları, icra dosyası talepnamelerini dosyaya sunmuştur.
O halde mahkemece, öncelikle inkara uğrayan imzaların üzerinde inceleme yapılarak davacıya aidiyeti belirlenmek; bundan sonra ise, yapılan virman ve havalelerin davacı ile ilgisinin gerektiğinde ilgili banka ve şubelere ait kayıtlar üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yapılarak davacının zararına yapılmış bir işlem niteliğinde olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, eksik incelemeye davayı olarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir edilen 500.00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy