(6762 S. K. m. 1320)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.09.2004 tarih ve 2003/599 - 2004/279 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.03.2007 gününde davacı avukatı Mehmet Bekar gelip davalı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S.tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinin davalı şirket nezdinde hırsızlık rizikolarını da kapsar biçimde Ticari Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda oluşan toplam (12.000.000.000) TL tutarındaki zararın davalı tarafından ödenmesine yanaşılmadığını, müvekkili hakkında sigorta bedelini almak için dolandırıcılığa eksik teşebbüs suçlamasıyla yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini ileri sürerek, (12.000.000.000) TL davacı zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş yerinde hırsızlık olayı vuku bulmadığından hasar talebinin reddedildiğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davacı tarafın sigorta sözleşmesi kapsamına giren bir rizikonun gerçekleştiğini ve riziko kapsamında bulunan zarar miktarını tam olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut, 20.03.1999 tarihli Tutanak, Olay Yeri İnceleme ve Görgü Tespit Tutanağı, tanık anlatımları ve Ceza Mahkemesi kararı göz önüne alındığında, davacıya ait iş yerinde hırsızlık olayının meydana geldiğinin kabulünün gerekmesine ve esasen rizikonun gerçekleşmediği yönündeki iddianın davacı sigortalı tarafından değil, davalı sigortaca ispatlanmasının zorunlu bulunmasına ve davalı tarafından bu hususta şüpheden uzak bir kanıtın sunulamaması karşısında, rizikonun gerçekleşmediğinin davalı tarafından ispatlandığından söz edilemez. Gerçekleşen riziko nedeniyle ortaya çıkan zarar miktarını ispat yükünün ise davacıda olması gözetilerek, mahkemece, davacıya zarar miktarının ispatı yönünde varsa delillerini ibraz için mehil verilmesi, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu şekilde gerçek zarar miktarının saptanması gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy