(818 S. K. m. 386)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2005 tarih ve 2002/164 - 2005/146 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.03.2007 gününde davacı avukatı Mustafa P. ile davalı avukatı Y. Ziya E. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili müesseseye ait tesisleri reklam amacıyla kullanımından doğan haklardan yararlanmak amacıyla 01.01.2000 tarihinde 5 yıllık bir sözleşmenin davalı taraf ile akdedildiğini, 2000 yılı reklam ücretinin tamamını ödeyen davalı tarafın 2001 yılı reklam ücretini ödememesi ve bu konuda defalarca uyarılmasına olumlu yanıt vermemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, durumun ve menfi zararın tazmini istemli 28.01.2002 tarihli ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiğini, 24.03.2000 tarihinde yürürlüğe giren İlan ve Reklam Yönetmeliği'nin 5/1-c ve Geçici 1. maddesi gereğince artık elektrik direklerini bir başka kişiye reklam asma kastı ile kiralayamayacak olması nedeniyle, kalan sözleşme süresine ilişkin reklam ücretinden müvekkilinin mahkum kaldığını ileri sürerek, 48.733.041.126.-TL yoksun kalınan karın 01.01.2002 tarihinden, 21.496.555.080.-TL 2001 yılı reklam ücretinin 01.01.2002 tarihinden itibaren faiz ve faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin muhasebe müdürlüğünün 20.12.2000 tarihli yazısıyla 1817 adet ışıksız reklam yerleriyle ilgili olarak İzmir Büyükşehir belediye Meclisi'nin 09.03.2000 tarihli yazılarıyla elektrik direklerine reklam panosu asılmasının yasaklandığı ve davalının reklam asmaması, asılan reklamların sökülmesi gerektiğini müvekkiline bildirdiğini, davacının kira talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kurum ile davalı arasındaki sözleşmenin davacı tarafından 28.01.2002 tarihinde feshedildiği, sözleşmenin feshinin haksız olduğu, haksız fesih nedeniyle davacının davalıdan menfi zarar talep edemeyeceği, davalı tarafın 2001 yılına ait kira bedelini davacıya ödemesi gerekti sonucuna varılarak, 21.496.555.088.-TL kira bedelinin 01.01.2002 tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa hükümleri uyarınca hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava, taraflar arasındaki elektrik direklerine reklam asılmasına dair sözleşmede yazılı ücretin ödenmemesi nedeniyle, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği iddiasına dayalı kira alacağı ve tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacı şirket yetkililerinin gönderdiği 20.12.2000 tarihli yazı ile sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, bu tarihten sonra davalı tarafın kira borcu bulunmadığını savunmuştur.
Taraflar arasındaki 01.01.2000 tarihli TEDAŞ İzmir Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü (Elektrik Direklerinin Reklam Amacıyla Kullanılması) Sözleşmesini davalı şirket yetkilisi ile davacı TEDAŞ İzmir Elektrik Dağıtım Müessesesi Finansman Şefi ile Muhasebe Müdürü imzalamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2000 tarihinde sona ereceği bilgisini içeren ve davalı şirkete gönderilen 20.12.2000 tarihli yazıyı da davacı tarafın Muhasebe Müdürü ile Müessese Müd.Yrd.nın (İdari Mali) imzaladığı görülmektedir. Davacı tarafından kira sözleşmesi imzalaması konusunda yetkilendirilen davacı idari biriminin, aynı sözleşmeyi feshetmeye yetkili olduğunu da kabul etmek gerekir. Davacı yetkililerince gönderilen 20.12.2000 tarihli yazı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 31.12.2000 tarihi itibariyle feshedilmesi, sözleşmenin feshinde davalı tarafın bir kusurunun da bulunmaması karşısında, 31.12.2000 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak davacının davalı taraftan kira ve tazminat istemine ilişkin davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bette açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 277.40 YTL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy