(1086 S. K. m. 237) (YHGK. 17.12.2008 T. 2008/11-743 E. 2008/737 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2005 tarih ve 2005/197 - 2005/132 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.03.2007 gününde davacı avukatı Yusuf S. ile davalı avukatı İlyas Ş. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 26.06.2003 tarihli sözleşmeyle müvekkilinin Toprakçıoğlu Holding A.Ş.'ndeki paylarının ve alacaklarının davalıya devredildiğini, aynı tarihli protokolle kararlaştırılan edimlerin müvekkilince yerine getirilmesine karşın davalının protokolün 6-11 nci maddesinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek anlaşmayı ihlal ettiğini, daha sonra iki şirketin Safran Boya ve Kimya Sanayi A.Ş. olarak birleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile anılan sözleşme ve protokolün iptalini, Safran Boya ve Kimya San. A.Ş. uhdesine geçen (13.070.025.000) adet payın müvekkili adına hükmen tescilini ve söz konusu payın iptalini, birleştirilen davada ise aynı talepler Safran Boya ve Kimya San.A.Ş.'ne de yöneltilerek ayrıca şirket mallarının incelme ve tespiti ile kayyım tayinini istemiştir.
Davalılarca, davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, konusu, kapsamı, sebebi ve tarafları aynı olan Kadıköy 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1134 Esas no'sunda kayıtlı davanın feragat nedeniyle redle sonuçlandığı, o davada davalı olan Aysan A.Ş.nin Toprakçıoğlu Holding A.Ş. ile birleşerek Safran A.Ş.ye dönüşmesinden dolayı, o davaya devam edilseydi Safran Boya ve Kimya San.A.Ş.'ye de yöneltilmesi gerektiği, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
HUMK. nun 237 nci maddesi gereğince, açılan bir davaya karşı o davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olduğunun kabulü için her iki davanın konusunun, dava sebeplerinin, dayanılan maddi olguların ve taraflarının aynı olması zorunludur.
Asıl davada, davacı Yorgi Toprakçıoğlu'nun (sonradan Safran Boya ve Kimya San.A.Ş. bünyesinde birleşen) Toprakçıoğlu Holding A.Ş.'deki (13.070.025.000) adet payının 26.06.2003 tarihli sözleşmeyle davalı Anastasios Viran Nikolaidis'e devredildiği, ancak davalının aynı tarihli protokolün 6 ila 11 nci maddelerinde öngörülen edim ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle şirketin birleşmesi sonrası Safran Boya ve Kimya San.A.Ş. uhdesine geçen payların davacı adına hükmen tescili ve söz konusu payın iptali ile 26.06.2003 tarihli sözleşme ve protokolün iptali, birleştirilen Kadıköy Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nin 2004/1292 Esas sayılı davasında ise davacı Yorgi Toprakçıoğlu vekilince aynı istemler davalı Safran Boya ve Kimya San.A.Ş.'ye de yöneltilmiş, ayrıca Safran Boya ve Kimya San.A.Ş.nin fabrika adresindeki tüm menkul ve gayrimenkullerinin tespiti ile kayyım tayini talep edilmiştir.
Mahkemece bu iki dava bakımından kesin hüküm oluşturduğu kabul edilen Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/1134-1320 no'sunda kayıtlı davada ise, davacı Yorgi Toprakçıoğlu'nun müzayaka halinden yararlanılarak imzalatılan 26.06.2003 tarihli sözleşme ve protokolün gabin nedeniyle hükümsüz olduğu ileri sürülerek, sözleşme ve protokolün iptali, (13.070.025.000) adet hamiline yazılı pay senedinin davacı adına hükmen tescili ve davalı payının iptali istenilmiş, bu dava feragat nedeniyle reddedilmiş, temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Davaların özetlenen içeriklerinden, asıl ve kesinleşen davalar arasında taraf ve konu birliği mevcut ise de, dayandırıldıkları sebeplerin farklı olduğu, birleştirilen dava davalısının ise kesin hükme konu davada taraf olmadığı sabittir. Ayrıca, birleştirilen davada şirket özvarlığının tespiti ve kayyım tayini gibi farklı taleplere de yer verilmiştir.
Bu durumda, Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen dava dosyasının eldeki davalar yönünden kesin hüküm oluşturmadığı, kuvvetli delil değeri taşıyabileceği gözden kaçırılarak, davanın esasına girilmeden kesin hüküm nedeniyle yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru olmamış, temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy