(818 S. K. m. 53) (1163 S. K. m. 62) (6762 S. K. m. 336) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.10.2004 tarih ve 1996/642-2004/857 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin kuruluşundan itibaren 1995 yılına kadar yönetim ve denetim kurulu üyelikleri, sorumlu müdürlük görevlerinde bulunduklarını, davalıların tümünü satın alıp parasını ödemlerine rağmen park olarak ayrılan kısmını 1.020.000.000-TL. ödeyip yeniden satın aldıklarını, çimento ve demir için 1.553.411.662-TL. açığa neden olduklarını, davalılar Nevzat ve Cemalettin'e müdürlük görevleri sırasında genel kurul kararı olmadan her birine 135.000.000-TL. ödendiğini, işçi stopajlarını süresinde ödemediklerinden yeni yönetimce 215.296.000-TL. stopaj gecikme zammı ödendiğini, yine davalıların kusurları nedeni ile işçi sigorta ve resimleri olarak 202.088.788- TL. ödendiğini, demir alınmadığı halde faturanın gelir vergisi ve KDV.si için 201.000.000-TL. ödendiğini, taşeron firmanın kereste kalıplıkları davalıların kusurları nedeni ile kullanılmaz hale geldiği için 876.500.000-TL. ödendiğini ileri sürerek, toplam 4.698.296.450-TL.'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Nevzat Kutlu ve Cemalettin Şahin vekili, iddiaların hiçbirisinin doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Güldane Özen, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, ceza davası sonucu davalılardan Nevzat Kutlu ve Cemalettin Şahin'in beraat ettikleri, Zekiye Onat ve Hayrettin Şahin hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasının ise vasıf değiştirerek görevi ihmal suçuna dönüştüğü, mükerrer açılmasından dolayı davanın reddine karar verildiği, suç tarihi itibariyle kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelendiği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı kooperatifin eski yöneticilerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır.
Mahkemece, benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
BK.nun 53 üncü maddesi uyarınca suçu işlemediğinin kesin olarak saptanması suretiyle değil de, delil yetersizliği nedeni ile verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Olayda, zimmet suçu oluşmasa ve davalıların eylem ve işlemleri ceza hukukuna göre suç teşkil etmese bile, şartları oluştuğu takdirde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62 nci ve TTK. nun 336 ncı maddeleri uyarınca kendilerinden tazminat istenebilir. Başka bir ifade ile, bir eylemin ceza hukuku yönünden suç teşkil etmemesi; şayet eylem yönünden kooperatif bir zarara uğramışsa bunda kusurlu olan veya 1163 Sayılı Yasa'nın 62 nci maddesinde öngörülen titizliği göstermeyen yöneticilerin tazminat ödeme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Somut olayda, bir kısım davalılar hakkında Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava sonunda verilen kararın zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırıldığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, ceza mahkemesinde açılan davanın işbu davaya konu tüm istemleri kapsamadığı, eş söyleyişle ceza mahkemesi kararı işbu davadaki kalemleri tek tek irdeleyen ve bu kalemler itibariyle maddi vakıa tespiti yapan nitelikte bir karar olmadığı gibi, yine Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan kamu davasının 4616 sayılı yasa uyarınca açılan davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilmesi karşısında mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda dahi teknik bilirkişilerin tespitleri ile kooperatif kayıtlarının uyuşmadığı, demir ve çimento eksikliğinden kaynaklanan 1.553.441.662 -TL. lik fark bulunduğunun tespit edilmesine rağmen, davacı tarafından demir ve çimentonun müteahhit firmaya teslim edildiğine ilişkin 26.11.1996 ve 28.04.1995 tarihli belgelere davacı tarafından ciddi ve esaslı şekilde itiraz edilmesine rağmen, bu itirazlar dahi karşılanmadan ve kullanılan demir ve çimentoya ilişkin tespit raporları, kooperatif depo kayıtları yeterli ve denetime elverişli şekilde tartışılmadan karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, stopaj ve vergilere ilişkin olarak kooperatif kayıtları üzerinde denetime olanak verecek şekilde yeterli inceleme yaptırılmadan, başka bir deyişle stopaj ve vergilerin yatırılması gereken tarihler itibariyle kooperatifin mali durumunun ödeme yapmasına elverişli olup olmadığı kayden saptanmadan, yine kooperatif kasasında ödeme zamanı dava konusu parayı ödeyecek miktarda para bulunup bulunmadığı belirlenmeden, takip dosyalarının varlığı gerekçe gösterilerek kooperatifin ödeme güçlüğü içinde bulunduğu sonucuna varan yetersiz bilirkişi raporunun benimsenip hükme dayanak yapılması da doğru olmamıştır.
Beri yandan, taşeron müteahhide ait olan ve zarar gören kereste ve kalıplara ilişkin olarak 876.500.000-TL. nın ödenmesinde, davacı kooperatifle müteahhit firma arasında yapılan sözleşmeler çerçevesinde, öncelikle bu meblağın ödenmesinin gerekli olup olmadığı, ödenmesinin gerekli olduğu sonucuna varılması halinde, kereste ve kalıpların inşaatın uzaması nedeni ile zarar görmesinde davalıların kusurlarının bulunup bulunmadığı, varsa kimin ne ölçüde kusurlu olduğu denetlemeye elverişli bir biçimde değerlendirilip tartışılmadan karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy