(556 S. KHK. m. 7, 8, 14, 34, 35, 39, 42, 50)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.05.2005 tarih ve 2004/402-2005/284 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.03.2007 gününde davacı avukatı Hakan Paksoy ile davalılardan Bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş. avukatı Yalçın Kavak ve TPE. avukatı Nihan Tekin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, müvekkilinin 06.03.1997 ve 05.12.1997 tarihlerinde MELOX tanıtıcı işareti ile ilaç ruhsatı alabilmek için Sağlık Bakanlığı'na başvurarak, 19.08.1999 ve 20.09.1999 tarihli ilaç ruhsatlarını aldığını, anılan tarihten itibaren ürünlerin piyasaya sunulduğunu, büyük satış oranlarına ulaştığı, ilaç sektöründe bulunanlar tarafından tanınmış hale gelen ürünlerinin tanıtıcı işareti olan MELOX ibaresinin tescili için davalı TPE. nezdinde yaptıkları başvurunun, dava dışı şirkete ait MELOKS ibareli başvuru mesned gösterilerek reddedildiğini oysa, başvuru konusu işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibinin davacı şirket olduğunu ve anılan işaretin başvuru tarihinden önce kullanımla ayırt edicilik kazandığından 556 Sayılı KHK.'nin 7/son maddesi uyarınca tescilinin reddedilemeyeceğini ileri sürerek, tanınmış MELOX markasının tescil talebini reddeden TPE. YİDK. Başkanlığı'nın 02.07.2002 tarih ve 88867 sayılı kararının iptali ile reddedilen markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu dosya ile birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/306 E.sayılı dosyasında, asıl dava dilekçesindeki iddialarla birlikte davalılardan Bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş.'nin MELOKS ibareli marka tescilinin 556 sayılı KHK.'nin 14. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıldan fazla bir süre kullanılmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli MELOKS markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini istemiş, yine birleşen Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/580 E. sayılı dava dosyasına vermiş olduğu dilekçesinde, 04.11.1998 tarihinde resmi markalar bülteninde ilan edilen davalı şirkete ait MELOKS markasının tesciline yapılan itirazın davalı TPE. Markalar Dairesi Başkanlığı'nca itirazın gerekçesiz olması nedeniyle yapılmamış sayıldığını, oysa itirazın gerekçeli olduğu gibi Enstitünün yapılan açıklamaları yetersiz görmesi halinde 556 sayılı KHK.'nin 35/3. maddesi uyarınca ek belge, kanıt ve gerekçe istemesi gerekirken, istemediği, yapılan itirazında yine Markalar Dairesi Başkanlığı'nca reddedildiğini, davalı şirket adına yapılan tescil başvurusuna yapmış oldukları itiraza ilişkin prosedür tamamlanmadan MELOKS markasının tesciline karar verilmesinin 556 Sayılı KHK.'nin 39. maddesi hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek Enstitü'nün 01.08.2003 tarihli 556 sayılı KHK.'nin 50. maddesi hükmüne aykırı usulsüz kararının iptaline, davalı şirket adına olan marka tescil müracaatına ilişkin itiraz dosyasının YİDK.'na gönderilmesine, Enstitü'nün 98/5849 kod nolu Meloks markasının tesciline ilişkin usulsüz kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T.P.E. Başkanlığı vekili, davacının marka tescil başvurusunun MELOKS ibareli tescil başvurusunun varlığı nedeniyle reddedildiğini, davacı adına alınmış ilaç ruhsatının 20.09.1999, redde mesnet başvurusunun ise 11.05.1998 tarihli olduğunu, Bilim İlaç San. ve Tic.A.Ş. adına yapılan MELOKS ibareli marka tescil başvurusuna davacı tarafından 556 Sayılı KHK.'nin 34. maddesine göre 3. kişi olarak görüş bildirildiğini, marka üzerinde bir hak iddia etmediğine nazaran Enstitü nezdinde işlemlere taraf olamayacağı gibi, böyle bir davanın da tarafı olamayacağını belirterek, asıl ve birleşen davalının reddini istemiştir.
Davalı Bilim İlaç San. ve Tic.A.Ş. vekili, marka hukukunda asıl olanın başvuru ve tescilde öncelik ilkesi olduğunu, salt Sağlık Bakanlığı'na ilaç ruhsatı almak için yapılan başvurunun markanın o tarihte kullanıldığı anlamına gelmediğini, ilaç ruhsat tarihlerinin ise müvekkili markasının hukuki korumadan yararlanmaya başladığı tarihten sonraki bir tarih olduğunu, davacının markasını kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandırdığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili adına MELOKS markasının tescil tarihinin 05.11.2000 olup, 556 Sayılı KHK.'nin 14. maddesinde öngörülen sürenin dolmadığını, müvekkili tescil başvurusuna karşı yapılan itiraz üzerine TPE. Markalar Dairesi Başkanlığı'nca yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna nazaran, davacı şirketin molakarkam etken maddeli ilacı Melox ismi ile piyasaya sürebilmek için 06.03.1997 ve 05.12.1997 tarihlerinde Sağlık Bakanlığı'na ilaç ruhsat başvurusunda bulunduğu ve 19.08.1999 ve 20.09.1999 tarihli ilaç ruhsatlarını aldığı, anılan tarihlerden itibaren ürünlerini piyasaya sürdüğü, ürün satış miktarının büyük rakamlara ulaştığı ve davacının pazarlama, promosyon ve tanıtım giderleri için büyük harcamalar yaptığı, tıbbi mümessiller istihdam ettiği, ciddi Pazar payına ulaştığı, davalı şirketin Meloks ibaresiyle ilaç ruhsatı alabilmek için 01.02.2000 tarihide Sağlık Bakanlığı'na başvurduğu ancak bu talebin davacı adına aynı etken maddeli Melox ibareli ruhsatlı ilaç bulunması nedeniyle reddedildiği, davacının davalı Bilim İlaç A.Ş.'nin yaptığı marka tescil başvurusunun 19.10.1998 tarihinde ilanı üzerine yaptığı itirazında anılan ibare üzerinde hak iddia ettiğinin açıkça anlaşılabildiği, gerekçe ihtiva ettiği ve bu niteliğiyle itirazın 556 Sayılı KHK.'nin 35. maddesi kapsamında olduğu, davalı Kurumun gerekçe, açıklama ve belgeleri yeterli bulmaması halinde 556 Sayılı KHK.'nin 35. maddenin 3. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca ek kanıt, gerekçe ve belge istemesi ve tayin olunan müddet içerisinde kendisini ikna edecek gerekçe verilmez ise itirazın yapılmamış sayılmasına karar vermesi gerekirken bu yöntemi uygulamadığı, Kurumun dayandığı Yönetmeliğin 34. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesi hükmünün yargılama konusu olay açısından uygulanma olanağının bulunmadığını, bu nedenle TPE.'nin itirazın yapılmamış sayılması kararının hukuka aykırı olduğu, bu karara yapılan itirazında yine Markalar Dairesi Başkanlığı'nca YİDK.'na intikal ettirilmeksizin kesin olarak reddedildiği, bu durumda her ne kadar YİDK. kararlarına karşı dava açılabilmesi olanaklı ise de, idarenin her türlü işlemine karşı yargı yolunun açık olması, muterizin davalı Kuruma zorla karar ittihaz ettirebilme olanağının bulunmaması, davalı tescil başvurusunun sonuçlandırılarak sicile tescil ettirilmesi karşısında Markalar Dairesi'nin kararına karşı açılan davanın dinlenebilir nitelikte olduğu, Melox/Meloks ibaresini ilaç emtiası üzerinde marka olarak kullanma iradesini ilk olarak ortaya koyanın davacı şirket olduğu, davanın ilaç ruhsatı almak için yapmış olduğu başvuru tarihinde henüz davalının ruhsat veya marka tescil başvurusunun bulunmadığı, davacının ruhsat başvurusu tarihinde bu ibareyi kullanmasının yasal olarak mümkün olmadığı, Sağlık Bakanlığı'nın başvuru tarihinden sonra fakat davalı marka tescil başvurusundan önce ruhsat istemini sonuçlandırabilmesi halinde davacının anılan isimle ilaç ürününü piyasaya sunacağının tabri bulunduğu, davacının anılan işareti marka hukukuna uygun biçimde 5.sınıf emtialar için davalının başvuru tarihinden daha önceki tarihte kullandığının kabulünün gerektiği, davacının haksız rekabet hükümlerine göre koruma imkanı olan sahibi olduğu işaretin, davalı tarafından marka olarak alınmak istemesine 556 Sayılı KHK.'nin 8/3. maddesi hükmünün engel teşkil ettiği, her iki ibarenin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, emtialarında aynı olduğu, davacının davalı başvurusunu 556 Sayılı KHK.'nin 7/b ve 8/3. maddeleri uyarınca engelleyebileceği, her iki ibarenin alıcının belleğinde bıraktığı görsel, şekilsel ve anlamsal izlenim ile kulağında kalan sesle aynı etkiyi doğurduğundan ortalama tüketici kitlesinin büyük bir çoğunluğunun davacı markasını taşıyan emtiaları almak isterken, davalı ürünü satın alma olasılığının yüksek olduğu, alıcıların iki farklı marka karşısında olduklarını anlamalarına rağmen bu iki markanın aynı kişiye ait olduğunu sanmalarının yahut da bu malları ve hizmetleri üreten işletmeler arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapatılabilecekleri, davacının kendi marka tescil başvuru tarihine kadar Melox ibaresini ilaç emtiası üzerinde kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı, 556 Sayılı KHK.'nin 14. maddesinde öngörülen sürenin markanın fiilen tescil edildiği tarihten değil, başvuru tarihinden itibaren başlayacağı, dava tarihi itibarıyla 5 yıllık süre içerisinde davalı tarafından markanın kullanılmamış olması nedeniyle dahi davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği gerekçeleriyle, asıl dava dosyası bakımından davanın kısmen kabulüne TPE. YİDK.nun 06.06.2002 gün ve M-1152 sayılı kararının iptaline, davacı başvurusunun henüz ilan olunup 3.kişilerin itiraz ve görüşlerine açılmadığından vakitsiz olan tescil isteminin reddine, davalı Bilim İlaç San.A.Ş. adına tescilli markanın 556 Sayılı KHK.'nin 14. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne, birleşen 2004/456 E. sayılı dava dosyasında, davanın kabulüne TPE. YİDK.nun 11.05.1998 gün ve 1998/5849 kod numaralı işlem evrakında davacı itirazlarının reddine ve davalı başvurusunun marka olarak tesciline dair aldığı kararların iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın 556 Sayılı KHK.'nin 8/3 ve 42. maddeleri uyarınca marka sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davayla birleşen davalardan Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesinin 2003/306 E sayılı dosyasında davacı vekilince, asıl davadaki iddia ve istemlerle birlikte, asıl dava dilekçesinde bulunmayan davacı tescil başvurusunun reddine dayanak alınan davalıya ait 11.05.1998 gün ve 1998/5849 sayılı marka tescilinin KHK'nin 14. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi de istenilmiştir.
Mahkemece, davalının Meloks ibaresini ilaç emtiası için marka olarak TPE'ne başvurmadan önce, bu isimle bir ilaç ruhsatı ve başvurusu olup, olmadığını araştırması gerekirken araştırmadığı, bu gerekliliği yerine getirmemesinin kendisi lehine sonuç doğurmasının beklenemeyeceği, bu nedenle Meloks ibaresini marka olarak tescil ettirmesine rağmen, kullanamamasının haklı bir nedene dayandığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile diğer nedenler yanında kullanmama nedeniyle de davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği görüşüyle davacının bu istemi de kabul edilmiş ve terkin istemi konusunda Birleşen 2004/456 E sayılı dava dosyası üzerinden hüküm oluşturulduğundan ayrıca karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesis edilmiş ise de, davalı tarafından Sağlıkla ilgili 1262 ve 3359 sayılı Kanunlar ve 181 sayılı KHK gereğince hazırlanarak 02.03.1995 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Tıbbi Farmasotik Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğinin 3. maddesi uyarınca davacının Sağlık Bakanlığına yapmış olduğu ilaç ruhsat müracaatının gizli olması karşısında bilgi sahibi olunmasının mümkün olamayacağı ve kullanamamanın ilaç ruhsat başvurusunun neticelenmemesi nedeniyle haklı sebebe dayandığı yolundaki savunmasının, asıl davada böyle bir isteminin yer almaması ve bu istemle ilişkili olarak davalı Bilim İlaç San. Tic. A.Ş.'nin TPE ile mecburi dava arkadaşı olmadığı gözetilerek, asıl dava içerisinde değil, birleşen müstakil davası içerisinde değerlendirilmesi ve bu davaya münhasır olarak ayrıca hüküm fıkrası oluşturulması gerekirken, yazılı şekilde asıl dava dosyası içerisinde değerlendirilerek hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalılardan TPE vekilinin tüm, davalı Bilim İlaç San. ve Tic. AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılardan Bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00. YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Bilim İlaç San. A.Ş.'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90. YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan TPE.'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılardan bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş.'ne iadesine, 06.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy