(2918 S. K. m. 48) (6762 S. K. m. 1299) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.06.2005 tarih ve 2004/864 - 2005/465 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi A.'ya ait aracın davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olduğu sırada meydana gelen trafik kazası sonucu A.'nın vefat ettiğini, sigortalı aracın ise hasarlandığını, araçtaki hasarın ağır olması nedeniyle poliçe bedeli 9.000.000.000.-TL'nin davalıdan istendiğini, ancak davalı sigorta şirketinin herhangi bir gerekçe göstermeden ödeme istemini reddettiğini ileri sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla anılan sigorta tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaza sırasında sürücü A.'nın alkollü olduğunu, kazanın alkolün tesiri altında meydana geldiğini, buna göre meydana gelen zararın sigorta teminatı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre kazanın müteveffanın stabilize yolda viraja aşırı hızla girerek aracı yavaşlatmak için fren yapması ile aracın kontrolden çıkarak takla atması şeklinde meydana geldiği, olayın sigorta kapsamında bulunduğu, istenen bedelin gerçek zararı oluşturup, poliçe teminatında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın hasarlanması nedeniyle sigorta bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi kaza sırasında sigortalı aracı kullanan davacıların murisi A.'nın alkollü olduğunu ve kazanın alkolün tesiri altında meydana geldiğini savunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48'inci maddesine göre, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Kasko sigorta sözleşmesinin teminat dışında kalan zararları düzenleyen poliçe genel şartlarının A.5.5 maddesinde, taşıtın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların kasko sigortası teminatı dışında kaldığı kabul edilmiş bulunmaktadır. Yasa ve poliçe genel şartlarının anılan hükümleri bir arada değerlendirildiğinde sigorta teminatı dışında kalan zararlar, aracın alkollü olarak kullanımının güvenli sürüş yeteneğinin kaybına yol açmasına bağlı olarak meydana gelen zararlardır. Mahkemece hükme esas alınan raporda doktor bilirkişinin tek başına verdiği rapor doğrultusunda doktor bilirkişinin de aralarında bulunduğu bilirkişi kurulu tarafından müteveffa A.'nın yasaklanan miktardan fazla alkol aldığının ispatlanamadığı, kazada eğer varsa alkolün rol oynamadığı belirtilmiştir. Oysaki kazanın meydana geliş şekli de değerlendirilerek sonucuna göre kazanın oluşumunda münhasıran alkolün etkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken kazanın oluş şekli değerlendirilmeden yasaklanan miktardan fazla alkol alındığının ispatlanamadığı, bu nedenle kazada alkolün rol oynamadığı yönündeki soyut bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira bilirkişilere kazanın hangi nedenle meydana geldiği açıklanmamıştır. Bu durumda mahkemece açıklanan şekilde inceleme yapılması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak alınacak rapor sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken kazanın meydana geliş şekli irdelenmeden eksik inceleme ile hazırlanmış bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy