(1086 S. K. m. 283, 284, 286) (818 S. K. m. 41, 43)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Hatay Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.06.2005 tarih ve 2004/209-2005/173 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.03.2007 gününde davalı avukatı Ü. Ş. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekilleri, yabancı uyruklu olan müvekkilinin davalı Bankanın Antakya Şubesinde USD cinsinden hesabında bulunan paranın davacının bilgisi dışında ve imzasını taşımayan talimatlara istinaden başka hesaplara transfer edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin usulsüz işlemlerle hesabından alınan (107.000) USD'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı M. A. T.'nın müvekkili bankanın Antakya Şubesi kredi borçlusu ALL Halis Dış Ticaret Paz. Ltd. Şti. ve Ribat Gıda Makine Tekstil Petrol Ür. San. Tic.Ltd.Şti.'nin ortağı ve münferit yetkili müdürü olduğunu, davacının da bu şirketlerden Ribat Gıda Ltd. Şti.'nin ortağı olan Baki Bunker Trading Co. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğunu, M. A. T.'nın davacı adına vadesiz döviz hesabı açtırıp hesabın açılışından sonra 01.05.1998 tarihinde 200.000 USD yatırıp parayı davacı adına Riyad Bank Cidde şubesine transfer ettiği, bilahare 14.05.1998'de davaya konu (107.000) USD'yi hesaba nakit yatırdığını, aynı gün yatırılan paranın (54.000) USD'lik bölümünün M.AH Tuna'nın talimatı ile Ali Halis Dış Tic. Paz. Ltd. Şti'nin hesabına Vjrman yapılıp, bu Şirketin kredi borcundan mahsup yapıldığını, geriye kalan (53.000) USD'nin Ribat Gıda Ltd. Şti.'nin hesabına virman edildiğini, aynı gün M. A. T.'nın verdiği talimat ile paranın (47.244.30) USD'lik kısminin bu hesaptan All Halis Dış Tic. Paz. Ltd. Şti. hesabına geçirildiği, yine aynı gün paranın Ribat Gıda Ltd. Şti.'nin hesabına virman edildiğini, bu hesaptan hesapta bulunan diğer miktarlarla birlikte 26.05.1998 tarihinde gübre bedeli olarak (400.000) USD'nin Citibank İstanbul Şubesine davacı El Müessese El Humasiye Zuher Abdülkadir Bakri Baleh hesabına transfer edildiğini, davacının olayda hiçbir maddi kaybının söz konusu olmayıp, paranın davacı hesabına geri transfer edilip, ariyetliğine geçtiğini davacı ile M. A. T. arasında temsil ilişkisinin bulunduğunu, parayı davacı adına getiren kişinin davacı adına çekmeye de yetkili olduğunu, davacı hesabına M. A. T. tarafından çeşitli tarihlerde yatırılan paraların M. A. T.'nın talimatlarıyla davacının başka bankalardaki hesaplarına transfer edildiğini, hatta 05.11.1998 tarihinde yapılan bir işlemde davacı n hesabından 700 USD'nin Ali Halis Dış Ticaret Paz. Ltd. Şti.'nin hesabına virman edildiğini, davacının kendi hesabına yapılmayan bu virmana da itiraz etmediğini, davacının hesabındaki dava konusu (107.000) USD'lik işlem ile dava dışı (958.700) USD'lik İşlemleri n hepsinin aynı nitelikte olup, davacının bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara nazaran hesabın açılması ve nakillerinde M. A. T. isimli şahsa ait yetki belgesinin bulunamadığı, ancak, şahsin davacı adına hesap açmaya yetkili olduğunun kabul edilmesi halinde hesaptan başka hesaplara havale yapmaya da yetkili olduğunu kabul etmenin gerekeceği, davaya konu hesaptaki işlemler nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalı bankanın Antakya şubesi nezdinde bulunan hesabındaki toplam (107.000) USD'nin usulsüz işlemlerle başka hesaplara transfer edildiği iddiasına dayalı alacak davasından ibarettir.
Mahkemece, davacının hesabına yatırılan paranın davacı adına M. A. T. tarafından yatırılmış olması nedeniyle yine onun tarafından yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın yazılı şekilde reddine karar verilmiş ise de, bankacılık uygulamasında herhangi bir kimsenin başka bir şahıs adına banka hesabı açtırabilmesi olağandır, ne var ki açılan bu hesaptan işlem yapma yetkisi adına hesap açılan kişiye aittir. Davalı banka tarafından davaya konu olaydan sonra M. A. T. isimli şahıs tarafından davacı hesabına yatırılan paraların yine aynı şahsın talimatıyla bir kısmının bizzat davacıya ait, bir kısmının davacının ilgili olduğu hesaplara aktarıldığı savunulduğuna göre, davacıya ait olup davalı banka nezdindeki hesaba ait tüm hesap hareketleri değerlendirilmek suretiyle, davacının M. A. T. tarafından yapılan işlemlere icazet verip vermediği, yapılan işlemleri benimseme niteliğinde tutum ve davranışının bulunup, bulunmadığı ve davacının yapılan işlemlerden dolayı bir zararının olup, olmadığı değerlendirilerek, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ve hatalı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Yine, HUMK.nun 286 ncı maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK. 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK.284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığım çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Bu durumda mahkemece yeni bir bilirkişi heyeti marifetiyle yukarıda açıklanmaya çalışılan ilkeler değerlendirilmek suretiyle yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekmekle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı taraf duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden iadesine, 13.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy