(Hırsızlık Sigortası Genel Şartları m. A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.06.2005 tarih ve 2004/261-2005/483 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı müvekkile ait otelin çeşitli katlarında bulunan 8 adet güvenlik kamerasının çalındığını, başvuruya rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini, rizikonun teminat içinde gerçekleştiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak 960 USD'nin faiziyle fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hırsızlıkla ilgili olarak davacı temsilcisinin kolluk kuvvetlerine verdiği ifadelerin çelişkilerle dolu olduğunu kameranın devamlı izlenmesi gerektiğini, gerekli özenin gösterilmediğini, hangi hırsızlık hallerinin teminat içi bulunduğunun sözleşme ile belirlendiğini açıkta bırakılan eşyanın çalınmasının söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kameraların davalı tarafından hırsızlık klozu da dahil olmak üzere sigorta örtüsüne alındığı, sabit kameralarının çalındığı, rizikonun gerçekleştiği, sabit kameraların yerinden söküldükleri, aşırma niteliğinde bulunmadığı, teminat içi olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.112.157.000 TL'nin reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait otelin davalı nezdinde hırsızlık rizikolarını da kapsar şekilde yangın sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, müvekkiline ait sigortalının konutun çeşitli katlarında yer alan 8 adet güvenlik kamerasının otel müşterileri tarafından bulunduğu yerlerden sökülerek alınıp götürüldüklerini iddia etmiştir. Bilirkişi raporunda meydana gelen hırsızlığın, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın A.1.5 maddesine göre teminat içi sayılması gerektiği açıklanmış, mahkemece de bu görüşe itibar edilerek hüküm tesis edilmiştir. Anılan genel düzenlemede sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararların teminat içinde olacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, bu düzenlemede kişilerin can güvenliği ve serbest iradesine yönelik eylemler yoluyla hırsızlık yapılması hali teminat içine alınmış olup, sigortalı kıymete yönelik zor ve şiddet kullanılması durumundan bahsedilmemiştir. O halde, taraflar arasında düzenlenen poliçenin özel ve genel şartlarının tamamım içeren aslının veya onaylı örneğinin getirtilmesi, bu şekilde gerçekleşen hırsızlık için ayrıca teminat verilip verilmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarını reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy