(818 S. K. m. 105)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.01.2004 tarih ve 2002/218-2004/80 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.03.2007 gününde davacı avukatı Sinem Perçen gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmedi. Temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, müvekkilinin sahip olduğu ve yüksek ilan kapasitesine haiz Nil Ajans ile Hürriyet Gazetesi Akdeniz ilavesinden sorumlu olan Antalya Bölge Müdürlüğü arasında seri ilan yetkisi verilmesi adına bir sözleşme imzalandığını ve aralarındaki ticari faaliyetin 3 yıl boyunca aralıksız ve düzenli olarak sürdüğünü, sözleşmenin 3. 5 ve 3. 7. maddelerinde çok açık olarak fesih hallerinin bildirilmiş olmasına rağmen davalı şirketin 02.03.2001 tarihinde sözleşmenin Akdeniz ilavesinin yayınının durdurulmasından dolayı feshini bildirdiğini, davalının yasal olmayan yolla sözleşmeyi feshettiği gibi fesih nedeninin de geçerli olmadığını, Hürriyet Akdeniz ilavesinin ayrı bir gazete olarak çıkmamakla birlikte ara gazetenin orta sayfasına çekilip, haber içeriği olarak sadece Akdeniz illerinin haberlerini vermeye ve ilamları almaya devam ettiğini, yine Hürriyet Akdeniz bölgesi sözleşmeyi fesih tarihinde Reklam Koordinatörünün imzası bulunan bir faks göndererek sanki sözleşme feshedilmemiş gibi yeni fiyat listesi bildirip, iş ortaklığının devamını dilediğini, bundan sonra yine telefonla sözleşmenin feshedildiği ve 10 gün içerisinde biriken meblağların ödenmesinin istenildiğini, müşterilerinden vadeli olarak ileri ücreti alan müvekkilinin davalı şirketin kalan meblağları peşin ve nakden istemesi üzerine ödeme yapamadığını, bunun üzerine davalının 16.03.2001 tarihinde müvekkiline ait ilamları gazetesinde çıkarmamaya başlayıp, icra takiplerine kalkıştığını, ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.Y. maddesi gereğince davalının Antalya şehir içinde azami 5 ajanssa seri ilan pazarlaması verip, bu ajanslar haricinde doğrudan kendisine gelen müşterilerden seri ilan almayıp, bu müşterileri ajanslara yönlendirmek zorunda olmasına karşın (5)'den fazla ajansla çalışarak müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı feshetmesinden dolayı (10.000.000.000) TL maddi tazminatla, yine sözleşmeye aykırı olarak sözleşme dışı ajanslardan ilan alarak davacının maddi zarar görmesine neden olmasından ötürü (7.000.000.000) TL.maddi tazminatın sözleşmenin fesih tarihi olan 02.03.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Hürriyet gazetesinin Akdeniz Bölge ilavesinin 2000 yılı son aylarından başlayıp 2001 yılı Şubat ayı içerisinde açıkça ortaya çıkan ekonomik kriz nedeniyle yayından kaldırıldığını, bunun doğal sonucu olarak da tüm ajanslar ile yapılan sözleşmelerin hukuki değerini kaybederek, kendiliğinden sona ermek zorunda kaldığını, Akdeniz ilavesinin ana gazetenin içerisine alınmasının söz konusu olmadığını, davacının ilan-yayın sözleşmesinin ödemelerinin vadesinde yapılmamasından dolayı feshedildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, taraflar arasında düzenlenen 28.08.1998 tarihli sözleşme ile Hürriyet Gazetesinin Akdeniz Bölgesi seri ilan pazarlamasının yapılması için davacı ajansa yetki verildiği ve ajanssın seri ilanlarının sadece Akdeniz ilavesinde yayınlanması hakkında ilan-yayın sözleşmesi yapıldığı, sözleşme süresinin (3) yıl olarak belirlendiği, buna göre sözleşmenin sona erme tarihinin 28.08.2001 olmasına rağmen, davalının 02.03.2001 tarihli faks mesajında Hürriyet gazetesinin Akdeniz ilavesinin yayınının durdurulması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin 3. 7. maddesinde geri ödemelerinin vadesinde yapılmaması durumunda davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin belirtilmesine rağmen, davalının fesih bildirisinde böyle bir iddiada bulunmadığı, erken fesihten dolayı davcın tazminat talep hakkının doğduğu, davalının sözleşmeyi feshinden sonra sözleşme dışı ajanslardan ilan aldığı bu şekilde davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle, davacının haksız fesihten dolayı açtığı davanın kısmen kabulüyle (5.412.299.704) TL tazminatın, davalının başka ajansla yaptığı sözleşme sebebi ile (7.000.000.000) TL. tazminatın aynen kabulü ile bu miktarların 02.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davada istem taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle davacının mahrum kaldığı gelir kaybı ile sözleşme dönemi içerisinde davalının sözleşmeye aykırı olarak sözleşme dışı ajanslardan ilan almak suretiyle davacıyı uğrattığı zarara karşılık tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme dayanak alınan 15.08.2003 tarihli bilirkişi raporunda, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle sözleşmenin haksız olarak fesih tarihi ile sözleşme sonuna kadar olan dönem için davacının kazanç kaybı hesaplaması yapılırken, sözleşmenin ayakta olduğu 01.01.2001-02.03.2001 dönemine ait davacının kazancı kıstas alınarak, 03.03.2001-28.08.2001 tarihleri arasında kalan dönem kazancının hesaplanmasına çalışılmış ise de, davacı tarafından yapılan işin ve yörenin özelliği gereği Mart-Ağustos döneminde verilen ilanların artışına paralel olarak daha fazla iş kapasitesinin olduğu ileri sürülmüş, davacının bu iddiası 27.02.2003 tarihli ek bilirkişi raporuyla da teyit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının kazanç kaybının belirlenmesinde Mart-Ağustos dönem artışlarının dikkate alınması gerekirken, bu yönü dikkate almayan 15.08.2003 tarihli bilirkişi raporuna göre oluşturulan hükümde isabet görülmemiştir.
3- Öte yandan, davacı tarafından açılan asıl dava ile davalı temerrüde düşmüş olacağından, davacıdan birleşen davadaki temerrüt faizi isteminin açılan birleşen dava tarihi itibarıyla somut olarak belirlenmesi istenilip, müddeabih haline getirildikten sonra harçlandırılmasının sağlanması ve bundan sonra asıl dava tarihi ile birleşen dava tarihi arasında kalan dönem için hüküm altına alınan alacağın anılan döneme ilişkin temerrüt faizi miktarının ayrıca birleşen davaya ilişkin olarak hüküm altına alınması, hüküm altına alınan asıl alacağa ise birleşen dava tarihinden itibaren ayrıca faiz yürütülmek suretiyle infaza imkan tanıyacak biçimde hüküm tesisi gerekirken, birleşen dava tarihinin davalının temerrüdünün başlangıcına esas alınması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle dahi davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 503.26 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy