(6762 S. K. m. 434, 435) (1163 S. K. m. 81, 98)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.04.2005 tarih ve 2005/75-140 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin 1991 yılında kurulduğunu, amacı doğrultusunda çalışma imkanı bulunmadığı gibi üç yıldan fazla bir süreden beri de genel kurul toplantılarını yapamadığını ileri sürerek davalı kooperatifin feshine ve ticaret sicil kaydının silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatife tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre kooperatifin feshinin ancak Ticaret Bakanlığı tarafından istenebileceği, üyelerin böyle bir hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin feshi ve ticaret sicil kaydının silinmesi istemine ilişkindir. Davacı davalı kooperatifin ortağı ve başkanı bulunduğunu ileri sürerek amacı doğrultusunda çalışma imkanı bulunmayan ve üç yıldan fazla süreden beri de genel kurul toplantılarını yapamayan kooperatifin feshini istemiştir. Davacının ortağı bulunduğu kooperatifin feshini isteyebilmesi 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 81. maddesi uyarınca yasal olarak mümkün değilse de anılan kanunun 98. maddesinin yaptığı atıf gereğince TTK'nun 434. maddesi 1,2 ve 4. fıkraları ile 435. maddelerinin kooperatifler hakkında da uygulanması sonucu ortaklardan birinin kooperatifin dağıldığının tespitini istemesine engel bir durum yoktur. O halde mahkemece, davacının fesih isteminin kooperatifin münfesih olduğunun tespiti olarak değerlendirilip, davalı kooperatife tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam olunarak sonucuna göre kooperatifin münfesih olup olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcını isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy