(1086 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2005 tarih ve 2004/2464 - 2005/176 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında iş makineleri kira sözleşmesi bulunduğunu, kira borcunun ödenmemesi nedeniyle hakkında İcra takibi yapıldığını, bu takibin itirazla durduğunu, sözleşmede uyuşmazlığın hakem veya hakem heyetince çözüleceğinin kararlaştırıldığını, ancak seçime ilişkin açıklık bulunmadığını ileri sürerek, üç kişilik hakem heyetinin seçilmesine ve dava dilekçesinin hakem heyetine tevdiine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının hakemlerini seçtiklerini, yargılama usulüne ilişkin sözleşme yapmak için bir araya gelemediklerini, sanki hiç hakem seçimi yokmuş gibi talepte bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, daha önce açtığı davada verilen görevsizlik kararının kesinleşmeden itibaren 10 günlük süre içinde hakem heyetine başvurmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında iş makineleri kira sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin 11' inci maddesinde uyuşmazlığın hakem veya hakem heyetince çözüleceğinin kararlaştırıldığı, HUMK.'nun 520'nci maddesi uyarınca anlaşmaya varamadıkları, tarafların kendi hakemlerini seçtikleri, üçüncü hakemin seçilemediği, mahkemece seçiminin gerektiği, hakem heyetinin oluşturulmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlığın çözümü için H., Av. M.J. ve L.'nin hakem heyeti olarak tayinine, 3 Milyar TL hakem ücretinin öncelikle davacı tarafından karşılanmasına, dava dilekçesinin hakem heyetine tebliğine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, HUMK.'nun 520'nci maddesi uyarınca hakem tayini istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının istemi kabul edilerek üç kişilik hakem tayin edilmiş, ayrıca yapacakları iş için de ücret belirlenmiştir. Kural olarak, hakem sözleşmesinde ücret takdir edilirse, hakem veya hakem heyeti bunu taraflardan isteyebilir. Bir düzenleme bulunur ise karar verildikten sonra taraflardan bu ücreti talep edebilirler. Aksi halde, genel mahkemelerde ücret davası açabilirler. Mahkemece, hakem ücreti, taraflar arasındaki uyuşmazlığın değer ve nispetine, hakemin veya hakem heyetinin emeğine ve olayların olağan akışına göre tespit edilir. Somut olayda hakemlerin alacağı ücrete ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi, hiçbir yargılama faaliyeti bulunmadan hakemler yararına baştan ücret takdir edilmesi de doğru değildir. Esasen, davacı tarafın böyle bir talebi de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, hakem heyetine ücret takdir edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmede hakemlerin nasıl tayin edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Her ne kadar davadan önce hakem seçimi ve yargılama usulünün tespiti için yazışmalar yapılmış ise de, taraflar arasında bir mutabakat sağlanamamıştır. Dava, hakem seçimi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın giderilmesinde her iki tarafın da mahkemeye başvurarak hakem tayini istemi hakları bulunmaktadır. Bu yönde verilecek kararın uyuşmazlığın esası ile de bir ilgisi yoktur. O halde, istemin uyuşmazlığı çözmeye yetkili hakemlerin tayinine ilişkin bulunduğu, davanın özelliği ve hak ve nesafet kuralı dikkate alındığında yargılama giderleri ile vekalet ücretinden dolayı taraftarın eşit olarak sorumlu tutulması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy