(6098 S. K. m. 55)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 8.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.07.2005 tarih ve 2001/304-2005/348 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki/sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinden Z. E.'nin eşi diğerlerinin babası olan O. E.'nin kullandığı araca çarpması sonucu O.'ın yaşamını yitirdiğini ileri sürerek, asıl davada 10.400.000.000.-TL'nin, birleşen davada ise ölüm nedeni ile 11.000.000.000.-TL., araç hasarı nedeni ile 1.250.000.000.-TL olmak üzere toplam 12.250.000.000.-TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkili şirketin şahıs başı ölüm hali teminatının 7.000.000.000.-TL, maddi hasar halinde ise azami limitin 750.000.000.-TL olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davada davalının kullandığı aracın davalı sigorta şirketine 14.06.2000/2001 tarihleri arası trafik sigortasıyla sigortalandığı, 3. şahısların uğrayacağı maddi zararlarda teminatın 750.000.000.-TL, şahıs başı ölüm teminatının ise 7.000.000.000.-TL olduğu, ancak 20.12.2000 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 25.12.2000 tarihinde itibaren geçerliliği olacak olan trafik poliçeleri tarifesine göre maddi zararlarda araç başına teminat 1.200.000.000.-TL, şahıs başı ölüm teminatın ise 11.000.000.000.-TL'ye artırıldığı, yerleşik içtihatlara göre poliçede geçerli limitlerin yeni tarifeyle birlikte artırılması durumunda sigortacının artırılan limitle sorumlu olacağı, bu nedenle davalı sigortacının artırılan limitlerle sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Birleşen dava, destekten yoksun kalma ve araç hasarı istemlerine ilişkindir.
Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde belirtilen teminat miktarları yetkili merciler tarafından artırıldığı takdirde, artan miktar için zeyilname düzenlenmemiş olması durumunda dahi, zorunlu trafik sigortacısının artan limitten sorumlu tutulması gerektiği Dairemizce istikrarlı bir şekilde benimsenmekteydi. Ancak, 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği'nin 8/c maddesi ile, asgari teminat tutarının arttırılmasına rağmen zeyilname düzenlemeyip eksik teminatlı kalan motorlu araçların kişilere vereceği zararlarda, yürürlükte olan zorunlu mali sorumluluk sigortası tarifesindeki teminatlarla poliçede belirtilen teminatlar arasındaki fark tutarı tazminat ve tedavi giderlerinin Fon'dan karşılanacağı hükme bağlanmış, bu hükme 03.07.2002 tarihli yönetmelikte de yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 15/a maddesi gereğince de maddi zararlar Fon'dan karşılanamayacak zararlar arasında sayılmıştır. Bu açık düzenlemeler karşısında, artırım zeyilnamesi düzenlenmemesi halinde, zorunlu trafik sigortacısının, artan sorumluluk limitleriyle sorumlu tutulmasını gerektirecek kamu yararı düşüncesi ortadan kalkmış bulunmaktadır.
Somut olayda gelince, davalı sigortacının, zeyilname farkından, gerek kişiye gelen, gerekse maddi zararlar bakımından sorumlu tutulması mümkün olmayıp, aradaki farkın, sadece cismani zararlardan dolayı Fon'dan talep edilebileceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, mevzuattaki yukarıda anılan değişiklik dikkate alınmaksızın, poliçe teminatının üzerine çıkılacak biçimde yazılı şekilde davalı sigortanın sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle kararın birleşen davada davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy