(6762 S. K. m. 377, 385, 469, 472)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.05.2005 tarih ve 2002/1060 - 2005/286 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davada, müvekkillerinin davalı şirketin azlık oyuna sahip ortakları olduğunu, 16.08.2002 tarihli genel kurulda bilançonun tasdikinin ertelenmesine rağmen yönetim kurulunun ibra edildiğini, gereği yokken sermaye artırımına gidildiğini ileri sürerek, 16.08.2002 tarihli genel kurulun yönetim kurulunun ibrasına ve sermaye artırımına dair kararların iptaline karar verilmesini istemiş, birleşen davada, davalı şirketin 06.11.2002 tarihli genel kurulunda TTK. nun 377 nci maddesi gereğince bilanço görüşmelerinin ertelenmesi taleplerinin yerine getirilmediğini, yeniden sermaye artırım kararı alındığını, yasal nedenleri olmadığı halde 2001 yılı karının dağıtılmamasına karar verildiğini ileri sürerek, 06.11.2002 tarihli genel kurulda bilançonun onanması, sermayenin arttırılması ve karın dağıtılmamasına ilişkin kararların iptalini talep ve dava etmiş, birleşen davada, davacılar vekili, 20.03.2003 tarihli genel kurulun yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararlarının iptali gerektiğini ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, asıl davada, bilançonun ertelenmesi halinde de yönetim kurulunun ibra edilebileceğini, şirketin 28.000.000.000.-TL. sı olan sermayesinin arttırılması gerektiğini, halen sahip olunan 700.000.000.000.-TL sermayenin dahi yetersiz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada 06.11.2002 tarihli genel kurulun tescil ve ilan edilmediğini, bu nedenle genel kurulda alınan kararların iptal edilemeyeceğini, 06.11.2002 tarihli genel kurulun 20.03.2003 tarihinde yapıldığını, ikinci kez bilançonun görüşülmesinin ertelenemeyeceğini, kar payının dağıtılmamasına ilişkin kararın yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, bilanço görüşmelerinin ertelenmesine rağmen, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesinin yasanın emredici hükümlerine aykırı olduğu, sermaye artırımının kötüye kullanıldığının kanıtlanamadığı, tescil ve ilan olunmayan genel kurul kararı ile sermaye arttırılmış ise de önceki genel kurulda bu hususa ilişkin karar alındığı, kar payının dağıtılmaması kararının TTK. nun 469, 472 ve 385 inci maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle, 16.08.2002 tarihinde yapılan genel kurulun yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline, birleşen dava yönünden 20.03.2003 tarihli genel kurul toplantısında alınan kar payı dağıtılmamasına ilişkin kararın iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, 16.08.2002 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımı ve yönetim kurulunun ibrası, 06.11.2002 tarihli genel kurulda alınan bilançonun onanması, kar payı dağıtılmaması ve, 20.03.2003 tarihli genel kurulda alınan yönetim kurulunun ibrası kararların iptalini istemiş olup, mahkemece, 06.11.2002 tarihli genel kurul kararlarının tescil ve ilan edilmediğinden yoklukla malul olduğu, 16.08.2002 tarihli genel kurulda alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar ile 20.03.2003 tarihli genel kurulda alınan kar payı dağıtılmamasına ilişkin kararın iptali gerektiği kanaatine varılarak hüküm kurulmuş ise de 20.03.2003 tarihli genel kurulda kar payı dağıtılmamasına ilişkin karar alınmamıştır. Genel kurulca karar altına alınmayan hususlara ilişkin olarak iptal kararı verilemeyeceği açıktır.
O halde mahkemece, 20.03.2003 tarihli genel kurulda iptaline karar verilen kar payının dağıtılmamasına ilişkin karar alınmadığı gözetilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy