(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.04.2005 tarih ve 2004/424-2005/243 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile müdahale eden tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin ortağı bulunduğunu, 08.05.2004 tarihli genel kurulda kura çekimine karar verildiğini, ana sözleşmenin 62'nci maddesine aykırı şekilde davet ve süre koşuluna uyulmadan genel kurul sonrası kura çekildiğini, binanın yetersiz bulunduğunu, 50 numaralı konutun kura dışı bırakılmasına karar verilmesine rağmen torbaya atıldığını, bu konutu çeken ortağa 65 numaralı konutun, boş kura çeken denetçiye de 64 numaralı konutun verildiğini, bu konutların torbada olmadığı bilindiğine göre yapılan işlemlerin bilinçli olduğunu, denetçinin bilgisinin bulunduğunu, noter görevlisinin bu durumu öğrenmesine rağmen müdahale etmediğini, masa başında bulunan kişilerin cebinden çıkardıkları kura fişlerini torbaya koyduklarını görenlerin bulunduğunu, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin çektikleri konutlarının iyi nitelikte olmalarının tesadüfle açıklanamayacağını, bir ara noter görevlisinin kur'a mahallini terk ettiğini ileri sürerek, 08.05.2004 tarihli gündem dışı kur'a çekiminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının genel kurulda alınan kararlara ilişkin bir muhalefetinin olmadığını, kura çekimine itirazının bulunmadığını, resmi tutanağı imzaladığını, iddiaların hayal ürünü bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davaya müdahale isteminde bulunan S., kura çekiminde usulsüzlükler bulunduğunu, eşitlik ilkesinin zedelendiğini, bireysel hakkının ihlal edildiğini, kura çekimi ve şerefiye payının belirlenmesine itiraz ettiğini bildirerek, davacı yanında davaya katılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kura çekimine ilişkin genel kurula bizzat katıldığı, ilgili gündem maddesine muhalefet etmediği, temelde haklı olsa bile bu davayı açma hakkı bulunmadığı, yasal anlamda dava açma hakkı olmayan davacının yanında müdahale yoluyla asıl davada elde edilmesi beklenen sonucun elde edilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile müdahale eden temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ile müdahil S.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı, genel kurulda alınan kur'a çekilmesi kararının iptaliyle birlikte hile ve sahtecilik yapıldığı iddiasıyla hemen sonra gerçekleştirilen kur'a çekimi işleminin de iptalini talep etmiştir. Dava dilekçesinde iddialarına dayanak olayları da açıklamıştır. Kur'a çekimindeki hile ve sahtecilik iddiaları tanık dahil her türlü kanıtla ispat edilebilir. Genel kurulda alınan kararların iptali davası ile usulsüzlük iddiasına dayalı kur' a çekiminin iptali istemi farklı koşullara tabi davalardır. Kur'a çekimindeki usulsüzlükler nedeniyle hukuki yararı ihlal edilen ortakların bu kur'a çekiminin iptalini dava etmeleri mümkündür. Bunun için kur'a çekim kararı ve işlemine muhalefet etmesi gerekmediği gibi, önce genel kurula başvurması da zorunlu değildir. O halde, davacının, kur'a çekimindeki sahtecilik ve hile yapıldığı iddiaları üzerinde durulmadan, bu hususta karar gerekçesinde olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve müdahil S.'nin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy