(6762 S. K. m. 68)
Dava: Hasımsız olarak görülen davada Sakarya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.09.2005 tarih ve 2004/516-2005/360 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.03.2007 gününde davacı avukatı Behçet Babakaya gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı şirket temsilcisi, merkez adresi Akatlar-İstanbul olan davacı şirketin idare ve muhasebe bölümünün Fenerbahçe-İstanbul olduğunu, ticari defterlerin de burada saklandığını, Kasım 2004 içinde şirket temsilcisi olan kendisinin İstanbul dışında iken şirkete ve yetkililerine haber vermeden binanın Belediye tarafından yıkıldığını, 02.12.2004 günü İstanbul'a geldiğinde durumu öğrendiğini, yıkım sırasında davacı şirkete ait malların yağmalandığını, 2003-2004 yılı ticari defterler ile müstenidatların da zayi olduğunu ileri sürerek, 2003 ve 2004 yılına ait ticari defterlerin (2003 yılının ilk üç ayı müstesna) ve müstenidat evrakların zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, bina yıkımının 08.11.2004 tarihinde gerçekleştiği, davacı şirket defterlerinin ve arşivinin bulunduğu yerin İstanbul'da olup, cep telefonları ile insanların birbirleri ile haberleşmelerinin son derece kolay olduğu, o nedenle Altınoluk'ta olduğunu belirten davacı şirket yetkilisinin haberdar olma konusundaki beyanının muteber kabul edilemeyeceği, tanık Arif Tirizoğlu'nun şirket yetkilisi Necat Bey'e durumu anlattığını beyan ettiği, her ne kadar bina yıkılmış ve şirketin ticari defterleri ve sair belgeleri enkaz altında kalmış ise de, davacının haberdar olduğu tarihten itibaren 15 gün içinde bu davayı açmadığı, TTK. nun 68. maddesinde yazılı 15 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy