(6762 S. K. m. 1269, 1270, 1361)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.06.2005 tarih ve 2004/34-2005/416 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.03.2007 gününde davacı avukatı Emre Demir ile davalı avukatı Sevgi Sunal Erguvan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsüne aldığı emtianın davalıya ait gemi ile taşınması sonucunda hasarlı olarak teslim edildiğini, sigortalıya zararına karşılık 27.756 USD'nin 08.07.2003 tarihinde ödendiğini ileri sürerek bu tutarın faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline süresinde hasar ihbarında bulunulmadığını, satıcı olan sigortalının malları gemiye teslim etmekle hasar ve nef'inin alıcıya geçmiş olması nedeniyle davacı sigorta şirketinin mal ile menfaati ortadan kalkan sigortalıya yaptığı ödenenin halefiyet hakkı vermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, denizaşırı taşımalarda malların gemi küpeştesini aştığı andan itibaren hasar ve nef'inin alıcıya ait olacağı, CİF hükümleri uyarınca satıcının alıcı hesabına sigorta ettirmesinin ve navlun ve sigorta primini ödemesine rağmen gemi küpeştesini geçen mal ile menfaat ilişkisi sona erdiğinden sigorta şirketinin rizikodan sonra hasar bedelini alıcıya ödemesi gerektiği, somut olayda alıcıya ödeme yapılmamış olması nedeniyle davacının halefiyet ve aktif dava ehliyetini elde edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 1361. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, dava dışı Polinas Plastik A.Ş.'nin talebi üzerine şirketçe yurt dışına ihraç edilen emtiayı taşıma rizikolarına karşı sigorta güvencesi altına almış, taşıma sırasında sigortalı emtianın hasar görmesi üzerine, poliçede sigorta ettiren olarak gösterilen Polinas Plassit A.Ş.'ne emtia zararını ödeyerek eldeki dava açılmıştır.
TTK. nun 1269. maddesi gereğince bir malın muayyen rizikolara karşı temin etmekle para ile ölçülebilen bir menfaati olan malik, malikin rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı sorumlu olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler.
Yasanın yukarıda açıklanan maddesi ile menfaat ilişkisi salt mülkiyet olgusu ile sınırlandırılmamıştır. Dava konusu somut olayda dava dışı Polinas Plastik A.Ş. ihraç ettiği emtianın taşınması sırasında oluşabilecek riskleri sigorta güvencesi altına almak amacıyla sigorta ettiren sıfatıyla davacı ile sigorta sözleşmesi imzalamıştır. Bu sözleşme kapsamında sigorta ettirenin sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkı, mal üzerindeki menfaati ortadan kalkmadığı sürece devam eder. Menfaatin ortadan kalkması ise satış bedelinin tahsil edilmiş olmasına bağlıdır. Aksi halde satış bedeli tahsil edilmemiş mal ile satıcının menfaat ilişkisinin kesilmesi söz konusu olmaz.
Diğer taraftan, sigorta sözleşmesinin dava dışı alıcı yararına yapıldığı kabul edilse dahi, TTK. nun 1270/2 maddesi gereğince nam ve hesabına sigorta sözleşmesi yapılmış olan kimse rizikonun gerçekleşmesinden önce veya sonra icazet verdiği takdirde sigorta akdini yaptıran kimse sigortadan faydalanacaktır. Nitekim dava dışı satıcı Polinas Plastik A.Ş.'ne davacı sigorta şirketince ödeme yapılmadan önce, alıcı şirket tarafından 30.05.2003 tarihli yazı ile hasar bedelinin satıcıya ödenmesi konusunda davacı şirkete yetki verildiği ileri sürülmüş olduğu halde bu yazı içeriği mahkemece TTK. nun 1270/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilmemiştir.
O halde, mahkemece, dava dışı Polinas Plastik A.Ş.'nin sigortalı mal ile menfaat ilişkisinin devam ettiğinin kabulü, TTK. nun 1270/2. maddesi çerçevesinde sunulan yetki belgesi de gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle devanın aktif husumet yokluğundan reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklana nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir edilen 500.00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy