(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.09.2005 tarih ve 2004/202-2005/295 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, pert olmuş aracın tamir amacıyla müvekkiline bırakıldığını, anılan aracın mülkiyetinin davalıya ait olduğunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini, kapalı garaj ücretinin ödenmediğini, tahsili amacıyla yapılan İcra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibin yetkisiz Kadıköy İcra Müdürlüğü'nde yapıldığını, İcra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini, bu nedenle davanın öncelikle reddinin gerektiğini, esasen aracın müvekkili tarafından teslim edilmesinin söz konusu olmadığını, bir sözleşme bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminatın fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya kasko sigorta poliçesiyle sigortalı pert olan aracın davacıya bırakıldığı ve onun tarafından muhafaza altına alındığı, açılan dava sonucu bu aracın davalıya aidiyetinin tespit edildiği, davacının garaj ücretinin tahsili amacıyla icra takibinde bulunduğu, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, sigorta tazminatının ödendiği ve davacıya bırakılan aracın geri alınmadığı, aracın davalının malı sayılacağı, muhafaza ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğü'nün 2004/7877 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 3.326.000.000.- TL asıl alacak ve 109.347.945.-TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, garaj ücretinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf uyuşmazlığa konu alacağın tahsili amacıyla öncelikle Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2003/9393 takip sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatmış, davalı vekilinin müvekkilinin ikametgahının Beyoğlu İlçesinde bulunduğu, yetkili icra dairesinin bu yer icra dairesi olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine ve borcun aslına yaptığı itiraz sonucu bu takip durmuştur. Davacı vekili daha sonra davalı takip borçlusunun vekilinin itirazında bildirdiği yer Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde temyiz istemine konu itirazın iptali davasını açmıştır. Dava açtıktan sonra da 26.07.2004 tarihinde Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'ne başvurarak davalı borçlu vekilinin yetki itirazım kabul ettiğini açıklayıp, takip dosyasının Beyoğlu İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesini sağlamış, 3. İcra Müdürlüğü'nce gönderilen ödeme emrine davalı vekili yine itiraz ederek takip durmuştur. İcra takibinde yetkiye itiraz olduğu takdirde alacaklının takibe devam edebilmesi için öncelikle yetki itirazının reddini sağlaması veya yetki itirazını kabul ederek takibin yetkili icra dairesinde devamını istemesi gerekmektedir. İtiraz, salt icra dairesinin yetkisine yönelik olmuş ise bu itirazın kesin olarak kaldırılmasını takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinden talep etmelidir.
Şayet itiraz hem icra dairesinin yetkisine hem de borca yönelik ise ve de borca itirazın kesin olarak kaldırılması düşüncesindeyse yine icra dairesinin bağlı bulunduğu mahkemede itirazın iptali davası açması gerekmektedir. Mahkemece kendi yetkisine itiraz olsa bile öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığı, yetki itibariyle geçerli bir icra takibinin bulunup bulunmadığı yönü incelenmelidir.
Somut olayda davacı takip alacaklısının Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'nde başlattığı icra takibinin itirazla durması sonrasında itirazın iptali davasını takip borçlusu davalının itirazında belirttiği Beyoğlu Ticaret Mahkemesi'nde açmış olmakla bu yetki itirazını benimsediğinin kabulü gerekir. Ancak, bu davasını, yetkili Beyoğlu İcra Müdürlüğü vasıtasıyla takip başlatmadan açmıştır. İcra takibini de dava açtıktan iki ay sonra yapmıştır. Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Öte yandan, itirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle ortada geçerli bir İcra takibinin bulunması gerekmektedir. Bu durum karşısında, itirazın iptali davasının itiraza uğramış geçerli bir İcra takibi bulunmadan erken açıldığı, sonradan İcra takibinin yapıldığı ve ıslah ile bu takibe itirazın iptali istenilmiş ise de dava tarihi itibariyle ortada ıslaha konu bir dava olmadığı dikkate alınıp, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy