(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.04.2004 tarih ve 2003/541 - 2004/222 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden haksız yere usulsüz ihtarlar çekilerek ihraç edildiğini, aidat borcunu ödediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini ve borçlu olup olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ikinci ihtarın şekli yönden eksik olduğu gerekçesi ile ihraç kararının iptaline, aleyhine başlatılan takip sonucunda davacının tüm borcunu ödediği, davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile tespit davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ve borç tespitine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27 nci maddesi ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14 ncü madde hükmü uyarınca, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağa gönderilen iki ihtarda da borç miktarının ve döneminin Dairemizin kökleşen uygulamalarına göre aynı olması gerekir.
Somut olayda, ilk ihtarda borç miktarı 5.850.000.000.-TL aidat ile 1.950.000.000.-TL faiz olmak üzere toplam 7.800.000.000.-TL, ikinci ihtarda ise borcun toplamı olan 7.800.000.000.-TL olarak gösterilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, ihtarnamelerden ikincisinin birinci ihtardan farklı ve usulsüz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, her iki ihtarında aynı miktar ve döneme ait borcu aksettirmesi nedeniyle, gerekçe doğru bulunmadığı gibi ihtarlardan sonra yapılan ödemelerin de sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy