(556 S. KHK. m. 9, 55)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.05.2005 tarih ve 2003/1096 - 2005/52 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ... Pastanesi markasına ilişkin tasarımı 22.07.1992 tarihinde marka olarak tescil ettirdiğini, davalılar H. ve A. ile adi ortaklık ve limited şirket ortaklığı bulunduğunu, anılan davalıların H. ve Ortağı ... Pasta Cafe adıyla pastane açtıklarını, müvekkilinin işyerinde üretilen pastaların bilgisi ve rızası dışında davalıların işyerinde satıldığını, iltibas ve haksız rekabet yaratacak şekilde diğer davalılarla ortaklık kurarak ... ve ... Pastanesi adını kullandıklarını, tüm işyerleri bir bütünmüş gibi haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, şimdilik 15.000.000.000.-TL maddi, 15.000.000.000.-TL manevi tazminatın tahsiline, malların imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava konusu ... Pastanesi markası üzerinde hakkı bulunmadığını, 1995 yılında ortaklığı sona erdirip G... Pastanesi adlı markayı kullandığını, 5 yıl boyunca markayı kullanmadığından marka üzerinde hak iddia edemeyeceğini, dava konusu markanın davacı tarafından tasarlanmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ... ibaresinin anonim olduğunu, hiç kimsenin inhisarında bulunmadığını, pek çok firma tarafından kullanıldığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini, hükmün ilanını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 1990 yılında davacı ve bazı davalılar adına marka tescil belgesi alındığı, davacının tarafı olmadığı kişilerle başka pastanelerde davacının izni olmadan dava konusu markayı kullanılmasının marka hakkının ihlali ve haksız rekabet oluşturduğu, ... ibaresi ile ... markasının yazılış, G... kelimesinin ayırt edici olması, ... ibaresinin yaygın olarak kullanılması ve ayırt edici nitelikte bulunmaması nedeniyle iltibas oluşturmadığı gerekçesiyle maddi tazminata ilişkin talep atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, 22.07.1997 günlü şekil+... markasının davacının muvafakatı alınmadan davacının ortak olmadığı işyerlerinde kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan kullanımının önlenmesine, hükmün ilanına, ... markasına yönelik davanın reddine, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacının temyizine gelince; dava, tescilli markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davalıların sahibi olduğu işletmelerde, davacının müşterek marka sözleşmesi ile ortağı olduğu ... Pastanesi markası ile iltibas oluşturacak şekilde G... ..., pasta cafe ibaresini tescilsiz marka olarak kullanıp kullanamayacakları ve bu ibarede geçen ... ibaresinin ayırt edicilik sağlayıp sağlamadığı noktasında toplanmaktadır.
556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 55'inci maddesi gereğince, davacı ile davalılardan A. ve H. arasında imzalanan Müşterek Marka Sözleşmesi gereğince ... Pastanesi marka ve ünvanı altında yapılacak ticari faaliyetlerin adi ortaklık hükümlerine bağlı olacağı kararlaştırılmıştır. Anılan markayı 1992 yılında adlarına tescil ettirmişler ve 2002 yılında da yenilemişlerdir. Davalıların ... pasta-cafe ticaret ünvanını 2001 ve 2002 yılından itibaren bu şekilde ve G... ..., pasta-cafe olarak kullanmaya başladıkları çekişmesizdir. Mahkemece, davalıların kullandığı ... ..., pasta-cafe ibaresinin davacının da müşterek marka sözleşmesi ile sahibi bulunduğu ... Pastanesi markasıyla iltibas oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 9'uncu maddesi gereğince, marka sahibinin izni alınmadan markasının kullanılmasını önleme yetkisi vardır. Anılan düzenlemenin 9/I.b maddesinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılmasının markaya tecavüz oluşturacağı öngörülmüştür.
Markanın aynı veya benzeri olan işaretin, sadece mal veya ambalajı üzerinde marka olarak konulması değil, tanıtım vasıtalarında, iş evrakı ve reklamlarda kullanılması da marka hakkına tecavüz sayılmalıdır. Bu anlamda iş evrakı; kartvizit, mektup, posta kartı, katalog, fiyat listeleri, mönü gibi yazılı kağıtlardır. Marka sahibinin aynı kanun hükmünde kararnamenin 9/2-d maddesi uyarınca, böyle bir kullanmanın önlenmesini isteme hakkı vardır.
89/104 Sayılı Yönerge'nin 5.3'üncü maddesi de bu yönde hüküm içermektedir (Bkz. Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt II, Ankara 1998, sh. 215). Bu düzenlemeye göre, karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olması bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi kanştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir (Bkz. Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku İst. 1999, 1. Baskı, s. 400 vd.).
Somut olayda, davacının markası ile davalıların kullandığı ... ..., pasta-cafe ibaresi aynı emtia sınıfında kullanılmakta olup, her ikisinin de benzer olduğu iddia edildiğine göre, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre, her iki markada da ... ibaresi esaslı unsur olarak kullanılmıştır. Ayrıca, davalılar tarafından hazırlanan ve ... ..., pasta-cafe ibaresinin kullanıldığı ambalaj, poşet, broşür, kartvizit ve fiyat listeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının ... Pastanesi markası ile aynı adı taşıyan pastane ile bir bütün olduğu izlenimi verilmektedir. Tek başına ... ibaresinin tüketici nezdinde ayırt edicilik vasfı olmadığı, dolayısı ile dava konusu ibarenin kullanılmasının, yukarıdaki açıklamalara göre bir benzerlik, iltibas ya da karıştırmaya neden olacağının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00.- YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy