(1086 S. K. m. 409, 421) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.09.2004 tarih ve 2003/285-2004/811 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada (ayrı ayrı) davalılar vekili ve karşı davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 07.01.2003 tarihinde davalı T. Hava Yolları'nın acentesi olan diğer davalıdan bir adet T. Hava Yollarına ait ve bedeli 842.000.000-TL. olan İstanbul-Tahran gidiş dönüş bileti aldığını, ödemesini aynı anda Pamukbank visa kartı ile yaptığını, ancak banka şubesinden gönderilen hesap bildirim cetvelinde iki kez slip yapılarak birinci defasında 644.613.689-TL., ikinci defasında ise 999.000.000-TL. olmak üzere toplam 1.643.613.689-TL. tahsil edildiğini, banka şubesinin hatanın T. Hava Yolları'ndan kaynaklandığının bildirildiğini, her iki davalıya 04.02.2003 tarihli ihtarname keşide edildiğini, toplam tahsilattan bilet bedelinin mahsubu, sonucu 801.613.689-TL'nin haksız yere tahsil edildiğini, ayrıca müvekkilinin bu olaydan dolayı ayrıca maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek, 801.613.689-TL. ile, şimdilik 565.000.000.-TL. yine maddi, 2.000.000.000-TL manevi tazminatın ödemenin yapıldığı 07.02.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahsilim talep ve dava etmiştir.
Davalılardan T. Hava Yolları A.O. vekili, müvekkili ortaklığın dava konusu edilen zararın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığını, hatanın farkına varılarak fazla tahsil edilen miktarın iade edildiğini, fazladan tahsil edilen miktarın dava dışı P.bank'ın uhdesinde kaldığını, husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davacının talep ettiği 565.000.000-TL'nin nelerden oluştuğu hususunda bir belgenin bulunmadığı gibi hukuki bir dayanağının da olmadığını, manevi tazminat isteminin koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu edilen ve fazladan çekildiği iddia olunan olayın teknik aksaklıklardan kaynaklandığını, müvekkilinin kötü niyetinin söz konusu olmadığını savunmuş, karşı davada ise, davacının karalamasından dolayı müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını iddia ederek, 2.500.000.000-TL. maddi, 2.500.000.000-TL. manevi tazminatın tahsilini, talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı kredi kartından fazladan çekilen 801.613.689-TL'nin davadan sonra 07.03.2004 tarihinde iade edildiği, ancak davacıdan makbuz karşılığı fazladan 565.000.000-TL. tahsilat yapıldığı, bu bedelin tahsilinde yasal bir zorunluluk bulunmadığı gerekçesiyle, fazladan tahsil edilen paranın dava tarihinden sonra iade edilmesinden dolayı asıl dava konusuz kaldığından asıl davada hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, 801.613.689-TL'nin 07.02.2003 ile 07.03.2004 tarihleri arasında yürütülecek yasal faiz ile ayrıca 565.000.000-TL'nin dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine, karşı davanın ise HUMK. 409. maddesince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada (ayrı ayrı) davalılar vekilleri ve karşı davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekmesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı acenteye yönelik davanın haksız ve kusurlu eylemine dayalı olarak açılmış bulunmasına, karşı davanın da işlemden kaldırılmış olmasına göre, karşı davada davacı vekilinin tüm, asıl davada ise (ayrı ayrı) davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Asıl dava, visa kartından mükerrer tahsilat yapılmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan T. Hava Yolları A.O. vekili, yargılama aşamasında fazladan tahsilat yapılan kredi kartının davacıya ait olmayıp, dava dışı M. G. C.'ya ait olduğunu, bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunmadığını savunarak, husumet itirazında bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece bu itiraz üzerinde durularak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacı vekili ayrıca 500.000.000-TL. vekalet ücreti, 65.000.000-TL. noterlik gideri olmak üzere toplam 565.000.000-TL. maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece, anılan miktarın davalılar tarafından tahsil edildiğine ilişkin bir iddianın bulunmamasına rağmen, davacıdan makbuz karşılığı fazladan 565.000.000-TL. tahsilat yapıldığı, bu bedelin tahsilinde yasal bir zorunluluk bulunmadığı gibi dosya kapsamı ile örtüşmeyen ve bu miktarın sanki davalılarca tahsil edilmiş gibi bu kalem istemin yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmadığı gibi, davalıların kötü niyetli oldukları davacı tarafça kanıtlanamamış olmasına göre, HUMK'un 421. maddesi hükmüne aykırı olacak biçimde davacı vekilince kesilen serbest avukatlık makbuzunda belirlenen miktarın davalılardan tahsiline karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, ihbar edilen Bankaca müşterinin kredi kartına iadenin 07.03.2003 tarihinde alacak verildiğine ilişkin beyanı da araştırılıp değerlendirilmeksizin ve bu konunun hükmün gerekçesinde de denetlenebilir bir şekilde tartışılmaksızın mahkemece, kredi kartından fazladan çekilen 801.613.689-TL'nin davadan sonra 07.03.2004 tarihinde iade edildiği sonucuna varılarak, 801.613.689-TL'nin 07.02.2003 ile 07.03.2004 tarihleri arasında yürütülecek yasal faizin davalılardan tahsiline karar verilmesi de keza yine kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karşı davada davacı vekilinin tüm, asıl davada ise (ayrı ayrı) davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl davada (ayrı ayrı) davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy