(6762 S. K. m. 315, 316, 324, 341, 348, 351, 353, 366, 369, 370, 377, 392)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.04.2005 tarih ve 2004/99 - 2005/252 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket murakıbının yaptığı denetimde şirketin acz halinde bulunduğunun belirlendiğini, TTK. nun 324 üncü maddesine göre karar alınmak üzere genel kurulun olağanüstü olarak toplandığını, 324 üncü maddeye göre karar alınması gerekirken aksine 369 uncu maddeye aykırı olarak gündeme yeni maddeler eklendiğini, buna göre bilanço açığı kapatılmadan sermaye artırımı yoluna gidildiğini, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin azli ile yerlerine yeniden seçim yapıldığını, özel denetçi atanmasına karar verildiğini, 324 üncü maddeye göre şirketin infisahının tespiti gerektiğini ileri sürerek, genel kurula gündem ilavesi ile eklenerek alınan kararların ve sermaye artırımı kararının iptaline, şirketin infisah etmiş olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada davacı Gündüz T. de aynı taleplerde bulunmuştur.
Davalı vekili, gündeme madde ilave edilmesinin TTK. nun 315, 316, 341, 348, 351, 353, 366 ve 377 nci maddelerde istisnalar bulunduğunu, ilavesi istenilen maddelerin daha önce yönetim kurulu aşamasında ve murakıptan gündeme ilavesinin istenmesine rağmen yerine getirilmediğini, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin her zaman azledilip şirketin organsız kalmaması için yerine yenilerinin atanabileceğini, yönetim kurulu başkanının işlemlerinin denetlenmesi için özel denetçi tayininin zorunlu olduğunu, sermaye artırımının 405 nci maddesi hükmüne göre ortakların sermaye taahhütlerini artırmak yolu ile değil, 394 üncü maddesi hükmüne uygun olarak yeni pay çıkarmak suretiyle yapılacağını, şirketin devamlılığının asıl olup fesihte ortaklar yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu genel kurulda azlığın teklifi ile %53'e %47 oy çokluğu ile gündeme madde ilave edildiği, ilk bakışta gündeme madde ilavesi ile yönetim ve denetimin azli ve yerlerine yeni seçim yapılması usule uygun değil gibi görünüyor ise de, genel kurulun bütünü ile ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği, toplantının amacının şirketi ayakta tutmak için yapılacakların belirlenmesi olduğu, şirketin %53 pay sahiplerinin şirketin devam etmesini istediği, bu amaçla sermayenin artırılmasına karar verildiği, alınan bu kararın 324 üncü maddedeki sermayenin tamamlanmasına karar verileceği hükmüne karşılık geldiği, pay sahiplerinin taahhütlerini artırma söz konusu olmadığından oy çoğunluğu ile karar alınmasının yeterli olduğu, gündeme maddeler ilavesi ile şirketin feshi görüşünde olan eski yönetimin değişmesi ve mali durumdaki bozulmaların nedeninin araştırılmasının amaçlandığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 24.01.2004 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirketin denetçisinin ayrılmasının ardından yerine mahkemece 02.07.2003 tarihinde Hamdi A.'ın genel kurulun ilk toplantısına kadar vazifeli olmak üzere atandığı, anılan denetçinin şirket kayıtları üzerinde yaptığı inceleme neticesinde 17.11.2003 tarihli raporu ile şirketin mali durumunun bozulmuş olduğunu belirleyerek TTK. nun 324 üncü maddesine uygun olarak tedbirler almak üzere genel kurulun toplanması gerektiğini yönetim kuruluna bildirdiği, yönetim kurulunun bir araya gelememesi üzerine, denetçinin TTK. nun 353/8 nci maddesindeki yetkisine dayanarak genel kurulu olağanüstü toplantıya davet ettiği, toplantı gündeminin ise şirketin mali durumu nedeniyle sermaye tezyidine, şirketin feshine veya şirketin sermayesi ile aynen devam edip etmeyeceği konularının görüşülmesi şeklinde belirlendiği, 24.01.2004 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurula şirketin tüm pay sahiplerinin asaleten ve vekaleten katılmış oldukları, şirket ortaklarından Engin T.'ın gündeme maddeler ilavesi hususunda yaptığı teklifin görüşmeler neticesinde oyçokluğu ile kabul edilerek yönetim ve denetim kurulu üyelerinin azli ile yerlerine yenilerinin seçilmesi, ücretlerinin belirlenmesi, TTK. nun 348 nci maddesine göre özel denetçi seçilmesi, bir kısım yönetim kurulu üyeleri hakkında şirkete verdikleri zarardan dolayı dava açılmasına ilişkin konuların gündeme ilave edildiği, yapılan görüşmeler neticesinde oy çokluğu ile kararlar alınmış olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, TTK. nun 369/son maddesi hükmü nedeniyle gündemde gösterilmeyen hususların müzakere edilip edilemeyeceği ve gerek gündem de olan konularla ilgili alınan kararların ve gerekse gündeme ilave edilen konularla ilgili olarak alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına uygun olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır.
Mahkemece, gündeme madde ilavesi hususunun ilk bakışta usulüne uygun olmadığı tespit edilmesine rağmen, amaçlananın şirketi ayakta tutmak olduğundan hareketle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, TTK. nun 369 uncu maddesi uyarınca anonim ortaklık genel kurulunda ilan edilen gündemde yazılı bulunan hususlar hakkında görüşme açılır ve karar verilebilir. Kural olarak gündemde bulunmayan konular genel kurulda görüşülemez ve karar alınamaz. Buna "gündeme bağlılık" ilkesi denilmektedir. Söz konusu ilke ile güdülen ana amaç, pay sahiplerinin gerek genel kurula katılma kararı verirken ve gerekse kurulda oy kullanırlarken hazırlıklı bulunmalarını sağlamak, onları oldu bittilere karşı korumaktır. Dolayısıyla bu ilkenin uygulanma şartlarının somut olaya göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda tüm pay sahipleri asaleten veya vekaleten genel kurulda hazır bulunmaktadırlar. TTK. nun 370 nci maddesine göre tüm pay sahiplerinin veya temsilcilerinin huzuruyla toplanılmış ve hiç birinin de itirazı olmamışsa toplantıya davet hakkındaki merasime uyulmadan genel kurulun toplantı yapması mümkün olup, bu maddeden kıyasen hareketle tüm pay sahiplerinin asaleten veya vekaleten hazır oldukları genel kurulda ancak tüm pay sahiplerinin oybirliği ile verecekleri karar ile gündeme madde ilave edilebilmesinin imkan dahilinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde mahkemenin bu yöne ilişkin kararı doğru olmayıp, somut olayda tüm ortakların ittifakı ile alınmış bir gündeme madde ilavesi kararı olmadığından gündeme ilave edilerek görüşülen konularda alınan ve davaya konu edilen kararların iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ancak, TTK. nun 369/son maddesi uyarınca gündem de gösterilmeyen hususlar müzakere edilemez ise de, gündemde yer almış olan bir konu ile ilgili bulunan hususlarda gündemde yer almasa bile özel denetçi atanması genel kurula teklif edilebilir ve bu yolda karar alınabilir. Mahkemenin özel denetçi tayini konusunda gündeme bağlı kalınmasına gerek olmadığına yönelik kararı yerinde ise de, özel denetçi tayinine ilişkin alınan kararın yasaya, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, genel ifadeler ile şirketin devamlılığı amacıyla alınan kararların yerinde olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Bunun yanında; davaya konu genel kurulda gündemde yer alıp da görüşülen ve iptali istenen diğer husus, şirketin sermaye artırımına karar verilmesine ilişkin gündemin üçüncü maddesidir.
Yukarıda da özetlendiği şekilde şirket denetçisinin 17.11.2003 tarihli raporu ile şirketin mali durumunun bozulmuş olduğunun belirlenmesi üzerine denetçinin TTK. nun 353/8 nci maddesindeki yetkisine dayanılarak şirketin olağanüstü toplanmasına karar verilmiş olup, gündem ile de belirlendiği üzere toplanma amacının TTK. nun 324 üncü maddesine uygun olarak alınacak önlemlerin tespit edilmesi olduğu açıktır.
Anılan maddede anonim ortaklığın sermayesinin belli oranda kaybı veya sermayesinin tümü ile kaybı neticesinde borca batık olması hallerinde yapılması gereken işlemler düzenlenmiştir. Buna göre sermayenin ne miktarda karşılıksız kaldığının belirlenmesi amacıyla yönetim kurulu tarafından şirket aktiflerinin satış fiyatları esas olmak üzere bir ara bilançonun bir başka deyişle malvarlığı bilançosunun hazırlanması, hazırlanan bu bilançoya göre sermayenin ne kadarının karşılıksız kaldığının belirlenerek TTK. nun 324 üncü maddesindeki önlemlerden hangisinin uygulanacağına genel kurulca karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda yönetim kurulu tarafından TTK. nun 324 üncü maddesine uygun olarak hazırlanmış bir ara bilanço bulunmadığı gibi, şirket denetçisinin raporu ile sermayenin 2/3 oranında kaybedilmiş olduğuna dair emareler bulunmasına rağmen sermaye artırımına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Kaldı ki sermaye artırımının ne şekilde yapılacağı TTK. nun 392 nci maddesinde açıklanmış olup, anılan maddenin ikinci fıkrasında da bu hükümlere göre icra edilmemiş esas sermaye artırımı muamelelerinin batıl olduğu düzenlenmiş olup, mahkemece esas sermaye artırımının 392 nci maddeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı da denetlenmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy