(818 S. K. m. 43) (6762 S. K. m. 1281) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 20. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2005 tarih ve 2004/29-2005/113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aracının davalı sigortacıya kasko sigortası sözleşmesiyle sigortalı olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle başvurmalarına rağmen sigortaca hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, ıslahla artırılan 77.946.711.124 TL. hasar bedelinin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olduğunu, bu durumda hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, ölçümü yapılamamış ise de davalının kaza sırasında alkollü olduğu gerekçesiyle, BK.nun 43. maddesince hasardan takdiren ve re'sen %50 oranında indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve 35.125.000.000 TL. nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki iki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, amortisman indirimi de yapılmak suretiyle belirlenen tazminat miktarına göre hüküm kurulmuştur. Oysa, dosyaya sunulan poliçe fotokopisinden anlaşıldığı üzere, meydana gelecek hasardan amortisman indirimi yapılmayacağı öngörülmüş olup, bu durumda poliçe aslının getirtilmesi, iddiaların tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Taraf vekillerinin, alkollü araç kullanımı hususundaki temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle, tazminat miktarından re'sen indirim yapılarak hüküm kurulmuş ise de; bu hususta gerekli araştırma yapılmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5 bendi gereğince alkollü sürücülerin neden olduğu kazada oluşan hasarın teminat dışı olduğu kural olarak doğrudur. Böyle bir durumun varlığının ispat yükü ise, TTK. nun 1281/2. maddesi uyarınca sigortacıya düşmektedir. Ancak, Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre, sürücünün alkollü olması halinde bile, mahkemece, nöroloji uzmanı, sigorta uzmanı ve trafik konularında uzman bilirkişilerin yer aldığı kurul tarafından, olayın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin yada başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekmektedir.
O halde, mahkemece, değinilen hususlar ışığında oluşturulacak bilirkişi heyetinden, yukarıda açıklandığı şekilde bir rapor alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle de hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy