(818 S. K. m. 244) (657 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.05.2005 tarih ve 2004/277-2005/313 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Döndü Deniz B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı Bakanlığa bağlı Samsun/Gazipaşa ilköğretim okulu arasında, kurum personel maaş ve ücretlerinin müvekkili aracılığı ile ödenmesi hususunda 30.11.2000 tarihli protokol ve protokol eki taahhütname imzalandığını, protokolün feshi halinde taahhütname göre, cezai şart ile kuruma bağış olarak verilen miktarın geri alınacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiği halde davalının protokolü tek taraflı olarak feshettiğini, protokolden kaynaklanan borcun ödenmesi için gönderdikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalıya verilen 1.060.USD. ile cezai şart bedeli 2.164.485.000.TL.sının faizli ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hiçbir devlet memurunun devleti borç altına sokacak sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, bakanlıktan izin ve onay alınmadan yapılan sözleşmenin geçerli olmadığını, idarenin pasif husumetinin bulunmadığını, doğumu ve mevcudiyeti asıl borcun doğumu ve geçerliliğine bağlı, bağış olarak verilen meblağın geri alınmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, 657 S. K.nun 527 S. KHK. ile değişik 164. maddesi ile aylıkların bankacılık sistemi ile gerçekleşmesi için gerekli düzenlemeyi yapmaya Maliye Bakanlığının yetkili kılındığı, bu konuda çıkarılan tebliğlerin kurumlar ve bankalar için bağlayıcı olduğu, bu konuda 14.01.2003 tarih 6 sıra nolu genel tebliğ ile 31.12.2003 tarihine kadar yayınlanmış olan genel tebliğlerin yürürlükten kaldırıldığı, tebliğlerde bakanlığı borçlandıracak taahhütname imzalanacağı, bağış alınacağı konusunda hüküm bulunmadığı, okul müdürlüğüne valilikçe de davacı banka ile dava konusu sözleşmeyi yapma konusunda yetki verilmemiş olduğu, tahakkuk dairesinin sadece maaşın ödenmesi konusunda sözleşme yapabileceği, bu durumda davacı ile okul arasında yapılan ve bağış kabul etmeye ilişkin hükümler taşıyan sözleşmenin geçerliliğinin olmadığı, imzalayan kişilerin kişisel sorumluluğunu gerektirdiği, bakanlığı bağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin cezai şart bedelinin tahsili istemine yönelik ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı bakanlığa bağlı okulun personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılığı ile ödenmesine ilişkin yapılan protokol ve taahhütname uyarınca cezai şart ve yapılan bağışın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı banka, davaya konu taahhütname kapsamında okula nakit bağış adı altında ödeme yaptıklarını ileri sürerek, bu ödemeye ilişkin banka dekontları sunmuştur. Davacı tarafından ibraz edilen bu dekont okunaklı olmayıp, kime, ne miktar ve hangi tarihte ödeme yapıldığı belli değildir. O halde mahkemece bu dekontun okunaklı bir suretinin getirtilmek suretiyle, bağış olarak verildiği iddia edilen para, okula ödenmiş ise envanter kayıtlarına girip girmediğinin belirlenerek, bu paranın okul kayıtlarına intikal etmiş bulunması halinde, davacı Bankanın BK.nun 244/3 maddesi uyarınca bu bedeli talep etmekte haklı olduğunun kabulü, aksi halde para okul müdürüne veya okul koruma derneği gibi farklı bir tüzel kişiliğe ödenmiş olması halinde, ödenen kişi veya tüzel kişiliğin bundan sorumlu olacağının kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy