(818 S. K. m. 161, 244) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.05.2005 tarih ve 2003/1113 - 2005/311 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Bakanlığa bağlı Yıldırım Tapu Kadastro Müdürlüğü arasında Kurum personel maaşlarının müvekkili banka aracılığıyla ödenmesine ilişkin 08.04.2002 tarihli Protokol ile bu Protokol'ün ayrılmaz parçası olan aynı tarihli Taahhütname imzalandığını, ancak davalı Kurumun taraflar arasında imzalanan Protokol'ün 6. maddesine aykırı davranarak haklı ve yasal bir neden olmaksızın Protokol'de belirlenen süre sona ermeden ve herhangi bir gerekçe belirtmeden MK.nun 2. maddesine aykırı olarak fesih bildiriminde bulunduğunu ileri sürerek fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla haksız fesih nedeniyle 6. madde uyarınca belirlenen cezai şart bedeli 1.196.262.500 TL'nın 15.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek %375 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi ile birlikte tahsilini, yine Protokol eki olan Taahhütname hükümleri uyarınca kuruma verilen nakit para/ekipman bedeli 1.323 USD'nin 08.04.2002 tarihinden itibaren işleyecek %27 oranında faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi ile birlikte fiili ödeme günündeki döviz kuru üzerinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gerekli izin ve onaylar alınmadan imzalanan sözleşmenin hiçbir geçerliliği bulunmadığından geçersiz sözleşmeye dayalı davacı taleplerinin yerinde olmadığını, devlet memurlarının devleti borç altına sokacak sözleşme yapmaya yetkilerinin bulunmaması nedeniyle müvekkili idarenin pasif husumet ehliyeti olmadığını, TMSF tarafından davacı bankaya el konulması nedeniyle bankacılık hizmetlerinde aksamalar meydana geldiğini, bankanın kendi kusuru ile sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, sözleşmenin Kurum tarafından haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı Kurumun sözleşmeyi feshetmekte haksız olduğu, bu durumda davacının sözleşmenin 6. maddesi uyarınca cezai şart talebinin mümkün bulunduğu, istenen cezai şart miktarının sözleşme süresi, uygulanan süre ve geri kalan süre dikkate alınarak BK.nun 161. maddesi uyarınca tenkisinin gerektiği, yine sözleşmenin eki olan Taahhütname'nin 2. maddesi uyarınca hibe edilen bilgisayarın aynen iadesi, bu mümkün olmadığı takdirde ise fatura bedeli olan 1.323 USD'nin temerrüt faizi ile davalıdan tahsili gerektiği belirtilerek tenkis suretiyle belirlenen 717.757.500 TL cezai şart alacağının 02.09.2003 temerrüt tarihinden itibaren %180 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile birlikte davalıdan tahsili ile Taahhütname eki 10.04.2002 tarihli faturada cins ve özellikleri yazılı Toshiba marka notebook diz üstü bilgisayarın BK. 244. maddesi gereğince davalı tarafından davacıya aynen iadesine, aynen iade söz konusu olmadığı takdirde bedeli olan 1.323 USD'nin 02.09.2003 tarihinden itibaren %27 oranında faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki Protokol ve eki niteliğindeki Taahhütname hükümlerine aykırı davranan davalıdan kararlaştırılan cezai şartın ve yapılan bağış bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Davacı istemlerinin dayanağını oluşturan 08.04.2002 tarihli Protokol ve bunun eki niteliğindeki Taahhütname'nin davacı bankanın Bursa Şubesi ile Yıldırım Kadastro Müdürlüğü tarafından imzalandığı, Kadastro Müdürlüğü adına atılan imzanın kimin tarafından atıldığının belli olmadığı gibi herhangi bir üst makam tarafından da onaylanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı Kurum'un yaptığı Protokol ancak personel maaşlarının ödenmesi hususunda geçerli bulunmakta olup, bu Protokol ve eki niteliğindeki Taahhütname uyarınca Kurum ile Hazine'nin borç ve taahhüt altına girdiğinin kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, gerekli izin ve onaylar alınmadan, yasal prosedüre uyulmadan imzalanan Protokol hükümlerinin sadece maaş ödemeleri bakımından geçerli sayılması ve bu ödemelerin kararlaştırılan süre devam ettirilmesi şartı ile davalı Kurum'a bağış olarak verilen bilgisayarın anılan şartın yerine getirilmemesi nedeniyle aynen iade edilmesi veya bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği kabul edilmelidir. O halde mahkemece, davacının istediği cezai şartın Protokol'ün tarafı olan Kurum yetkilisinin kendisine tanınan yetki sınırlarını aşarak imzalaması ve bu imzanın yetkili üst makamlarca onaylanmaması nedeniyle davalıya karşı ileri sürülemeyeceği göz önüne alınarak davacının geçerli bir şekilde akdedilmemiş olan cezai şarta yönelik isteminin tamamen reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın anılan yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davacıdan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy