(818 S. K. m. 244) (657 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.02.2005 tarih ve 2003/1118 - 2005/43 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Bakanlığa bağlı Bursa Askerlik Daire Başkanlığı arasında, kurum personeli maaş ve ücretlerinin müvekkili banka aracılığı ile ödenmesi konusunda 09.10.2000 tarihinde protokol ve protokolün ayrılmaz parçası olan aynı tarihli taahhütname imzalandığını, protokolün 2. maddesinde, protokol süresinin davalı tarafından ihlali halinde bankanın vermiş olduğu nakit karşılığı 747 USD.nı geri almaya yetkili olduğunun hüküm altına alındığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak, protokolün 6. maddesine aykırı şekilde protokolü tek taraflı olarak feshettiğini, davalının son aya ait maaş tutarının %5'i tutarı olan 1.677.880.100.-TL cezai şart bedeli ve ekipman karşılığı verilen 737 USD.nı Bankaya ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, şimdilik bu meblağların temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hiçbir devlet memurunun Devlet'i borç altına sokacak sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, imzalanan protokolün müvekkili Bakanlığı bağlamayacağını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, doğumu ve mevcudiyeti, asıl borcun doğumu ve geçerliliğine bağlı olan cezai şartın ve bağış olarak verilen meblağın geri alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 527 sayılı KHK. ile değişik 164 üncü maddesi ile aylıkların bankacılık sistemleri aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeyi yapmaya ve tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı'nın yetkili kılındığı, Maliye Bakanlığı'nın kendisine tanınan bu yetkiye dayanarak kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların aylıklarını bankalar vasıtasıyla ödenmesi konusunda çıkarmış olduğu tebliğlerin, gerek tahakkuk daireleri gerekse bankalar açısından bağlayıcı nitelikte olduğu, tebliğlerde Maliye Bakanlığı'nı borçlandıracak taahhütname imzalanacağı bağış alınacağı veya hangi banka fazla bağış veriyorsa o banka ile anlaşma yapılacağı konusunda bir hüküm bulunmadığı, hiçbir Devlet memurunun devleti yükümlülük altına sokacak sözleşme imzalamaya yetkili olmadığı, davalıya valilikçe de davacı banka ile dava konusu sözleşmeyi yapma konusunda yetki verilmediği, bu durumda davacı ile davalı arasında cezai şart ve bağış kabul etmeye ilişkin hükümler taşıyan sözleşmenin geçerli olmadığı, sözleşmenin kişilerin kişisel sorumluluğunu gerektirip davalı Bakanlığı bağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı Bakanlığa bağlı Askerlik Dairesi Başkanlığı'nın personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılığı ile ödenmesine ilişkin yapılan protokol ve taahhütname uyarınca yapılan bağışın iadesi ve cezai şart istemine ilişkindir.
Davacı banka, davaya konu taahhütname kapsamında ekipman karşılığı verildiği iddia edilen bedele ilişkin fatura ve teslim belgesi sunmuştur. Yine davacı Banka ile davalı Bursa Askerlik Dairesi Başkanlığı arasında imzalanan 09.10.2000 tarihli protokolün eki tarihsiz taahhütnamenin 2 nci maddesinde Kurum protokol bitim tarihinden önce fesih talebinde bulunduğu takdirde Kurum'a bağış olarak verilmiş olan ekipmanların karşılığı 737 USD, işlemiş faizleri ile birlikte geri alacaktır denilmekte olup, mahkemece, anılan taahhütname uyarınca teslim edilen ekipmanların davalı tarafından ne şekilde muhasebeleştirildiği, davalının envanterine dahil edilip edilmediği araştırılarak, dahil olduğunun tespiti halinde artık taahhütnamenin davalı Bakanlığı bağlamayacağı ileri sürülemeyeceğinden, BK.nun 244/3 üncü maddesi hükmü de nazara alınarak davaya konu meblağ yönünden davanın kabulüne karar verilmek, aksi halde ödenen kişi veya tüzel kişiliğin bundan sorumlu olacağının kabulü gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy