(6762 S. K. m. 1295) (1086 S. K. m. 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.07.2005 tarih ve 2004/2443-2005/1752 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (2.798.261.440) TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin peşinatının ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunun başlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında peşinat dahil tüm primlerin hemen değil 12 gün sonra ve eşit taksitlerle ödenmesinin kararlaştırıldığı, kazanın da bu arada meydana geldiği, prim ödemelerinin gecikmeli de olsa davalı hesaplarına geçtiği, bu durumda davalı savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın (2.738.662.000) TL. üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Hüküm, davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi temyiz harcı da yatırılmamıştır.
Bu durum karşısında, usulüne uygun bir temyiz başvurusunun bulunduğu kabul edilemeyeceğinden, HUMK. nun 432. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK. nun 1295/2. maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksitin ödendiği tarihten başlar. Somut uyuşmazlıkta ise, dava konusu sigorta sözleşmesi 24.03.2004 tarihinde tanzim edilmiş, davacının da imzasının bulunduğu kredi kartı ile prim ödeme formunda peşinatın 05.04.2004 tarihinde ödeneceği kararlaştırılmış, banka aracılığıyla ilk prim tahsilatı 28.04.2004 tarihinde yapılmış, trafik kazası ise 31.03.2004 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, rizikonun gerçekleşmesinden önce prim tahsil edilmediğinden, anılan Yasa maddesi uyarınca davalı sigortacının sorumluluğunun başlamadığı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 13.10 YTL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy