(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.06.2005 tarih ve 2005/268 - 2005/915 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ü. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK'nun 1301 'inci maddesi hükmüne dayalı olarak açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm davalı Ü. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava kasko sigortasından kaynaklanan alacağın rucüen tahsiline ilişkin olup davalı davaya cevabında bir kısım savunmalarda bulunduğu halde mahkeme kararında bu davalının herhangi bir savunmada bulunmadığına ilişkin ibareye yer verilmiştir.
HUMK'nun 388. maddesinde mahkeme kararının hangi hususları içermesi gerektiği açık olarak düzenlenmiş olup anılan maddenin 3. fıkrasında da savunmaların özetinin de mahkeme kararında bulunması gerektiğine işaret olunmuştur.
Mahkemece bu usul hükmü nazara alınmadan ve davalının savunmalarının tartışmasız bırakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığından mahkeme kararının mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 164,53.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy